ATEŞNET
SİTE HARİTASI
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.22022.2291
Euro2.76482.7759
Saat
Takvim

Tekerlemeler

  
 

TEKERLEMELERİMİZ

     Tekerleme, çocuğun dinleme, konuşma ve dilin anlam yapılarının, cümlelerin, dilin özelliklerini, sık sık yapılan tekrarlarla ezber alışkanlığını kazandırarak çocuğun psikomotor becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur. Dilin telaffuzu, boğumlaması ile bir bütün halinde öğretilmesine katkıda bulunur. Dildeki sembolleri, alegorik anlatımı, sebep-sonuç ilişkisine dayandırarak dilin mantıksal dizinini kavratır. Dilin matematiğini geliştirir. Dilin gülmece ve eleştirel boyutunu tanıtır.
     �Ebe ebe nerede, su doldurur derede, dere boyu çalılık, şu ebe ne de alık, ebe suya dalamaz, araba da bulamaz, ene mene dostum, ben sana küstüm, armudu kestim, tavana astım, tap dedi düştü, kargalar üşüştü, bu da bana düştü(Şimşek, 2002: 45).
     Ebe bulma oyunlarındaki tekerlemenin dilin koşullarıyla oyunun eş zamanlı olarak tanıtılması, dil aracılığı ile oyun kişilerinin ruhsal ve eylemsel konumlarının belirlenmesi, dili oldukça geliştiren bir durumdur.
     Tekerlemeler, manilerin giriş bölümleri, sayışmalar ilk başta anlamsız görünürler, çok zengin özlü simgesel içerikleri düşünsel olarak da anlaşılmalarını zorlaştırır, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallarken tekerleme cümlesinin anlamı şudur: anası beşikte olacak kadar küçükken o insan var olmayacağından beşiği de sallayamaz. Belli bir düzeyde doğrudur. Bu sözcük kümesi zaman kavramı üstünde ilginç bir oyun oynuyor. Kuşaklar arasında katılım dolayısıyla, ilerde ana olacak her bebekten çocuğun var olduğu söylenebilir. Anasının beşiğini sallayan bir insanın olduğunu söyleyerek bu tekerleme parçası, çok ekonomik biçimde tarihsel zaman kavramının dışına çıkıyor. Kısacası, masaldaki olayların tüm kuşaklar için geçerli olacağını anlatmaya çalışıyor (Karabaş, 1999: 274). Dil oyunları ile tekerleme çocuğun dil sınırlarını tıpkı düş gücünü, düşlerinin sınırlarını genişletir gibi genişletir. Dili matematiksel problemlere dönüştürerek, egzersizler yaptırarak güçlendirir.
     Tekerleme, mani, sayışma, bilmece çocuğun dilsel bellek gücünü artırır. Pratik bir dil kazandırır. Çocuklar bu halk anlatı türleriyle eğlenir, düşünmeye başlar, dil ve düşünce ilişkisini sezinler, dilin gizemli dünyasını duyumsar. Bilmeceler, sayışmalar, maniler, bir varlığın, olayın, kavramın adını vermeden kapalı biçimde, çağrışımla birlikte, özelliklerini belirterek bulunmasını sağlarken, çocuğun sözcük dağarcığını da zenginleştirir (Nas, 2002 : 325).
TEKİRMISTIK
Bir iki tombul tekirMustafa, Mıstık,
Camdan bakarArabaya kıstık,
Başına takarÜç mum yaktık,
Hop hop, altın topSeyrine baktık.
  
LEYLEKKUZU
Leylek leylek havada,Kuzu kuzu me
Yumurtası tavada,Bin tepeme
Gel bizim hayata,Haydi gidelim
Hayat kapısı kitli,Ayşe teyzeme.
Leyleğin başı bitli. 
 KARGA
YAĞMURKarga karga "gak" dedi,
Yağ yağ yağmur,"Çık şu dala bak" dedi,
Teknede hamur,Karga seni tutarım,
Bahçede çamur,Kanadını yolarım.
Ver Allah'ım ver, 
Sicim gibi yağmur.OYUN
 Oooo.....
PORTAKALİğne battı,
Portakalı soydum,Canımı yaktı,
Başucuma koydum.Tombul kuş Arabaya koş.
Ben bir yalan uydurdum,Arabanın tekeri,
Duma duma dum.İstanbul'un şekeri.
Duma duma dum.Hop Hop altın top,
Öğretmeni kandırdım,Bundan başka oyun yok.
Kandırdım. 
  
HANIM KIZIKEÇİLER
Çan çan çikolata,Ayşe Hanımın keçileri,
Hani bize limonata?Hop hop hopluyor,
Limonata bitti,Arpa, saman istiyor,
Hanım kızı gitti.Arpa, saman yok,
Nereye gitti?Kilimcide çok.
İstanbul'a gitti.Kilimci kilim dokur,
İstanbul'da ne yapacak?İçinde bülbül okur.
Terlik pabuç alacak.İki kardeşim olsa,
Terliği pabucu ne yapacak?Biri ay, biri yıldız,
Düğünlerde,Biri oğlan, biri kız,
Şıngır mıngır oynayacak.Hop çikolata çikolata,
 Akşam yedim salata,
SINIFLARSeni gidi kerata.
Mini mini birler, 
Çalışkandır ikiler,EBE
Mavi gözlü üçler,Ebe ebe gel bize
Dayak yiyen dörtler,Uzaktan vur elimize
Misafirdir beşler,Eğer vuramazsan
Altılar, altınımı çaldılar,Ebesin ebe
Yediler, yemeğimi yediler,Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
Sekizler, semizdirler,Bunu sana kim dedi?
Dokuzlar, doktor oldu,Diyen dedi on yedi
Onlar bizi okuttu.Yağlı böreği kim yedi?
  
TAVUKTOP
Pazara gidelim,Bir iki üç
Bir tavuk alalım,Söylemesi güç
Pazara gidip,Sana verdim bir elma
Bir tavuk alıp ne yapalım?Adını koydum Fatma
Gıt gıdak diyelim.Hop hop hop
Happur huppur,Bir büyük altın top
Happur, huppur yiyelim. 
 EV
DEDEEvli evine
Altı kere altı otuz altıKöylü köyüne
Dedemin sakalı yolda kaldıEvi olmayan
Sakalını aldı dereye attıSıçan deliğine
Dedem sakalsız kaldı 
 NACAK
İĞNENacak sapına
Oooooİki kes
İğne iplikBir sana
Derme diplikBiri de bana
Çelik çubuk 
Sen çık.EL EL EPENEK
 El el epenek
HEDİYEElden düşen kepenek
Kızın adı HediyeKepeneğin yarısı
Ekmek vermez kediyeKeloğlan'ın karısı
Kedi gider Kadıya 
Kadının kapısı kitliDEĞİRMEN
Hediyenin başı bitliDeğirmene girdi köpek
 Değirmenci vurdu kötek
KARNIM AÇGeldi yedi köpek
Karnım açHem kötek
Karnına kapak açHem yedi köpek
Değirmene kaç 
Değirmenin kapısı kitliÇARŞI
Heybaşı bitliÇarşıya gittim
 Eve geldim hanım yok
ALİ DAYIBebek ağlar beşik yok
Ali dayının keçileriÇorba taşar kaşık yok
Kıyır kıyır kişniyorAli baba öldü tabut yok
Arpa saman istiyor 
Arpa saman yokHASAN
Kilimcide çokHasan Hasan
Kilimci kilim dokurHelvaya basan
 Kapıyı kıran
HAKKIKızı kaçıran
Hakkı hakkının hakkını yemiş. 
Hakkı Hakkı'dan hakkını istemiş.ELLERİM PARMAKLARIM
Hakkı Hakkıya hakkını vermeyinceSağ elimde beş parmak,
Hakkı da Hakkı'nın hakkından gelmiş.Sol elimde beş parmak
 Say bak, say bak, say bak.
KÜÇÜK DOSTUMHepsi eder on parmak.
Küçük dostum gelseneSen de istersen saymak
Ellerini verseneSay bak, say bak, say bak.
Ellerimizle şap şapHepsi eder on parmak.
Ayaklarımızla rap rap 
Bir şöyle, bir böyleKUZU
Dans edelim seninle.Kuzu kuzu mee
 Bin tepeme
KOMŞU, KOMŞU Haydi gidelim
-Komşu, komşu !Hacı dedeme
-Hu, hu!Hacı dedem hasta
-Oğlun geldi mi?Mendili bohça
-GeldiKendisi hoca
-Ne getirdi? 
-İnci, boncuk.TAVŞAN
-Kime, kime?Kapıdan tavşan geçti mi?
-Sana, bana.Geçti
-Başka kime?Tuttun mu?
-Kara kediyeTuttum
-Kara kedi nerede?Kestin mi?
-Ağaca çıktıKestim
-Ağaç nerede?Tuzladım mı?
-Balta kestiTuzladım
-Balta nerede?Pişirdin mi?
-Suya düştü.Pişirdim
-Su nerede?Bana ayırdın mı?
-İnek içti.Ayırdım
-İnek nerede?Hangi dolaba koydun?
-Dağa kaçtı.Çık çık dolaba koydum
-Dağ nerede?Haydi, al getir
-Yandı, bitti kül olduGetiremem
 Neden getiremezsin?
NEREDEN GELİRSİN?Kara kediler yemiş.
Nerden gelirsin?Vay vay, miyav
Zikzak kalesinden. 
Ne gezersin?CAM
Açlık belasından.Bir cam
Nerde yattın?İki cam
Beyin konağında.Üç cam
Altına ne serdiler?Dört cam
Perde.Beş cam
Desene kupkuru yerde.Altı cam
Bıyıkların neden yağ oldu?Yedi cam
Bıldırcın eti yedim.Sekiz cam
Bıldırcın yağlı mıydı?Dokuz cam
Gökte uçarken gördüm.On cam
Saçların neden ağardı?Bu da benim amcam.
Değirmenden geldim. 
Değirmen dönüyor mu?Eveleme develeme
Zımbırtısını duydum.Evvel altı elma yedi
Ayakların neden ıslandı?Seren sekiz serçe dokuz
Çaydan geçtim.Tarmanın topu kara
Çay derin miydi?A devenin çatı kara
Köprüyü dolaştım, 
İşte geldim sana ulaştım.ELLERİM
 Ellerim tombik tombik,
EBEKirlenince çok komik
Ebe ebe neredeKirli eller sevilmez
Su doldurur deredeGüzelliği görülmez
Dere boyu çalılıkDişlerim bakım ister
Derede olur balıkHele saçlar, hele scalar
Şu ebe de ne alıkUzayınca tırnaklar
Oltamı attım,Kirlenince kulaklar
Balığı tuttum.Bize pis derler, pis derler
Balık suya dalamaz, 
Ebe beni bulamaz.ALİ
Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yediAli baksa dum dum
Bunu kim dedi,Sakalına kondum
Diyen dedi on yedi,Beş para buldum
Yağlı böreği kim yedi?Cebime koydum
NURİKESTANE
Nuri attı iki taşKara kara kayacık,
Bir cam kırdı.Birde başİçi dolu mayacık.
Nerede kaldı terbiye?Pazarda getirdim,
Doğru söyle arkadaşKor ateşte pişirdim.
Yaramazı tutarlarKebap oldu kestane,
Merdivenden atarlarAt ağzına bir tane.
Tıngır mıngır giderler 
Arkasından bakarlarARI
 Dağdan gelir hop hop,
İNCİRAyağında altın top.
Dal ucunda torbacık,Vızır vızır vızıldar,
İçi dolu helvacık.Petek petek bal yapar.
Yemesi ballı incir al,Arıcık toplar getirir,
Ağzına bal akar bal.Kendi yemez yedirir
Yaş incir, kuru incir, 
Tadını yiyen bilir.SAYILAR
 BİR
TEMMUZBir eli alnında siper,
Canım balım Temmuz,Sayılara gülümser.
Bizim elimiz kolumuz.Ne yan gelip yatar,
Bak tombul tombulcuk,Ne bire bin katar.
Gözleri boncuk boncuk.Sayıların ilkidir,
Yıl boyunca özleriz,Adı birdir, bir.
Hep yolunu gözleriz. 
 İKİ
LEYLEKSaatini kurmuş,
Leylek leylek havada,Diz çöküp oturmuş.
Yumurtası tavada,Gece gündüz okur,
Haydi verin et yesin.Sırtı biraz kambur.
Et yemezse ot yesin.Ne karga ne tilki,
 Adı ikidir , iki.
PAZARTESİ 
Aparlacık toparlacık,ÜÇ
Yola düşer tık tık.Sayıları sayarken
Şekerlenir , tekerlenir;Karşıma çıkar birden.
Pazartesi tez gelir.Ne aslan ne kaplan,
Açılınca perdesi,Burma bıyıklı tavşan.
Çın çın eder sesi.Tutması güç mü güç;
 Adı üçtür , üç.
CEVİZ 
İki dokuz, bir on sekiz,KARPUZ
Say bak pek çok ceviz.Dışı yeşil, içi kırmızı,
Düşü kütük, içi katık,Meyvelerin yıldızı.
Gece gündüz taşıdık.Dilimledim ince ince,
Vereyim de bir tabak,Yiyelim oyundan önce.
Ne tatlıdır ye bak.Şeker karpuz kan mı kan,
 Yemeyen çıksın oyundan.
KİRAZ 
Alçacık tepesi var,KOYUN
Kırmızı küpesi var.Ot yemiş, etlenmiş,
Dal ucunda al kiraz,Su içmiş, sütlenmiş.
Ağzımızda bal kiraz.Duvara bağlı koyun,
Sepet sepet getirdim,Eti, sütü yağlı koyun.
Herkeslere yedirdim.Kınalı koyun gitti,
 Bizim oyun bitti.
BALIK 
Kanadı var, uçamaz;FİL
Karada da kaçamaz.Efendim de efendim,
Oynamaya can atar,Fındık fıstık vereyim.
Suda çalım satar.Diller döktüm diller,
Ah balık, vah balık,Kafese girmez filler.
Kimi zaman da alık.İşte böyle çocuklar,
 Deveden büyük fil var.
ELMA 
Elma dalını eğmiş,LEYLEK
Eğmiş te yer değmiş.Leylek leylek lekirdek,
Dilim dilim soyarım,İki dirhem bir çekirdek.
Bir tabağa koyarım.Lak lak eder kuş dilince,
Elma yiyen allanır,Göçüp gider güz gelince.
Ağzı dili ballanır.Yedi iklim dört bucak,
 Gezip tozar şen şakrak.
KEDİ 
Üşüdü, dondu soğuktan,FINDIK
Fare tuttu kovuktan.Tombul tombulcuk,
Bizim mırnav kedi,İçi katık, dışı kabuk.
Serilip yatar şimdi.Kilitli sandık açılsın,
Horul horul uyur,Fındıklar saçılsın.
Mırıl mırıl konuşur.Hem besler, hem ısıtır,
 Yiyelim çıtır çıtır.
SENİN BAŞIN 
Biberler biberlerGÜLE GÜLE ÖLÜRSÜN
Merdivenden inerlerBabam yoğurt getirdi
Elimi kestin kan çıktıKedi burnunu batırdı
Karpuzu kestim bal çıktıKedi seni tutarım
Kız senin başın kel çıktı. Bıyığını yolarım
 Devrek’in kilidi
HASTALIKSana vuran kim idi
Ayla öyle ağlama.Amcam oğlu Musacık
İlaç al, ağrın geçsin.Kolu budu kısacık
Evde uslu oturursan.Şimdi gelir görürsün
Bu kışta üşütmezsin.Güle güle ölürsün
  
HOROZBAYKUŞ
Mesel mesel metten,Baykuş baykuş derler
Top sakalı etten.Görmeyi çok isterler
Bizim çil horozcuk,Kibar kuş olsa
Çocuk mu çocuk.Selam verir.
Her sabah çınlar sesi, 
Uyandırır herkesi.Özür dileriz bay baykuş
 Gözlerin görmüyormuş.
KELEBEKSanada takalım bir gözlük
Kanadı var, kuş değil;Benimki gibi.
Boynuzu var koç değil. 
Pır dereye, pır tepeye;EŞEK
Kelebek çıktı sahneye.Deh deh dehlerim,
Ah ne süslü kelebek,Su başında eğlerim.
Üstü mavi al benek.Hem şimşek hem döşek,
 Pek akıllı bizim eşek.
ÖRDEKDokuz deveye yeter,
Der tepe sekerek,Gece gündüz gider.
Vak vak gelir ördek. 
Suya gider ıslanmaz,DEVE
Islansa da uslanmaz.Ağır gider, yol alır;
Bizim vak vak ördek,Yükü üstüne bol alır.
Yüzer yelken kürek. Deve sırtında hörgüç,
 Tembele iş güç mü güç.
CiV CiV ile VAKVAK Devler devidir deve,
Baktı civ cive vak vak.Kolayca girmez eve.
Kay kay yaptı,yanaştı. 
Bunu gören bir bülbül.ŞEFTALİ
Kafese vurdu tak tak.Al yanak, tombul yanak,
 Dal ucunda bir yumak.
 HASTATadı şeker şeftalicik,
Hasta hastaNe olur ye bir tanecik.
Çorbası tastaİçi sulu , dışı tüylüdür,
Annesi kalastaMeyvelerin gülüdür.
Babası maraşta 
Ablası karstaAYŞE HANIMIN KEÇİLERİ
Kardeşi marstaAyşe hanımın keçileri
Eeee kim verecek bize pastaKiş kiş kişniyor
 Arpa saman istiyor
ATArpa saman yok
Akşam ver yemini,Kilimcide çok
Sabah gever gemini.Kilimci kilim dokur
Hizmet için can atar,İçinde bülbül okur
Tozu dumana katar.O bülbül benim olsa
Kır atıma binerim,İki kardeşim olsa
Dere tepe giderim.Biri ay biri yıldız
 Hop çikolata çikolata
AYIAkşam yedim salata
Dağda, ormanda gezer;Kız senin baban maraba.
Armudu, balı sezer. 
Et bulur, ot bulur;ARMUT
Yutar hapır hupur.Armut dalda bir iki,
Bizim ton ton ayıcık,Tek tek saydım on iki.
Yemez abur cubur.Hay Mahmut, Mahmut,
 Bal gibi tatlı armut.
 ÜZÜMArmudu taşlayalım,
Eğri büğrü dalı var,Cümbüşe başlayalım.
Şeker şerbet balı var. 
Süzüm süzüm süzülüyor,ÇİLEK
Ben yemesem üzülüyor.Alçacık dalı var,
Yüzü gözü altın üzüm,Dalında balı var.
Sevilmez mi iki gözüm.Al çilek, bal çilek,
 Yemesem üzülecek.
VAK-VAKVitamini boldur.
Vak vak kardeş vak dedi .Tabağını doldur.
Kurbağa vırak dedi. 
Bunu duyan avcılar.NAR
Ördeğe tak tak dedi.Masal masal matlamış,
 Narlar dalda çatlamış.
PORTAKALÇarşıdan aldım bir tane,
Sarıdır, zerdali değil,Eve geldim bin tane.
Suludur, şeftali değil.İçi mercan dolu nar,
Dal ucunda portakal,Yemesem bana kızar.
Yerden alma, daldan al. 
Portakal dilim dilim,TAVŞAN
Yiyelim de yiyelim.Uçan kuşla yarışır,
 Bazen aklı karışır.
ÇIKTIM ERİK DALINADağdan taştan iner,
Çıktım erik dalınaÇalı dibine siner.
Baktım tren yolunaBizim minik tavşan,
İki tren geliyorYaman mı yaman.
Birine bindim ablama gittim 
Ablam pilav pişirmişAYVA
İçine sıçan düşürmüşSarı sarı sarkar,
Bu sıçanı ne yapmalıDüşerim diye korkar.
Minareden atmalıNe bakla, ne baklava;
Minarede bir kuş varAyvadır canım ayva.
Kanadında gümüş varHopla haydi hopla,
Eniştemin cebindeDaldan ayva topla.
Türlü türlü yemiş var. 
 YAĞMUR
SINIFLARYağ yağ yağmur,
Mini mini birler,Teknede hamur,
Çalışkandır ikiler,Bahçede çamur,
Mavi gözlü üçler,Ver Allah'ım ver,
Dayak yiyen dörtler,Sicim gibi yağmur.
Misafirdir beşler, 
Altılar, altınımı çaldılar,KÜÇÜK DOSTUM
Yediler, yemeğimi yediler,Küçük dostum gelsene,
Sekizler, semizdirler,Ellerini versene,
Dokuzlar, doktor oldu,Ellerimizle şap. şap. şap.
Onlar bizi okuttu. Ayaklarımızla rap, rap, rap
 Bir böyle bir şöyle,
DEDEDans edelim seninle.
Altı kere altı otuz altı 
Dedemin sakalı yolda kaldıBÖREK
Sakalını aldı dereye attıBir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi,
Dedem sakalsız kaldıBunu sana kim dedi?
 Diyen dedi on yedi,
 Yağlı böreği kim yedi?

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam50
Toplam Ziyaret706876
Hava Durumu
Anlık
Yarın
8° -2°
  Dakika Saniye Misafirim Oldunuz .....

ATEŞ’TEN SÖZLER

AHMET ATEŞ (KENDİSİNE LAYIK GÖRMEDİĞİNİ DOSTLARINADA LAYIK GÖRMEYEN ...). İSTER KULAK VERİN İSTER VERMEYİN. İSTERSENİZ AHMET ATEŞ DE KİM OLUYOR DEYİN. DOĞRU YOLU GÖSTERMEK BİZDEN YÜRÜYÜP YÜRÜMEMEK SİZDEN. Ateş

BU MİLLET ŞUNU İYİ BİLSİN Kİ; TAŞLANMAMAK İÇİN DE OLSA, ASLA MEYVESİZ AĞAÇ OLMAYACAĞIM. Ateş

ATEŞ' İ SEVMEYEBİLİRSİNİZ, SEVMEK ZORUNDA DA DEĞİLSİNİZ. UNUTMAYINIZ Kİ DÜŞMANINIZDAN BİLE ÖĞRENECEĞİNİZ ÇOK BİLGİ VARDIR. Ateş

İNSANIN KENDİ KENDİNE YAPTIĞI KÖTÜLÜĞÜ, BÜTÜN DÜŞMANLARI BİR ARAYA GELSE YAPAMAZ. Ateş

ATEŞ, DÜNKÜ ATEŞ DEĞİL. YARINDA, BUGÜNKÜ ATEŞ OLMAYACAK. Ateş

DEĞİL DOKUZ KÖYDEN KOVULMAK; ONDOKUZ KÖYDEN DE KOVULSAM, DOĞRUYU SÖYLEMEKDEN, DOĞRU OLANI SAVUNMAKDAN VAZGEÇEMEM. Ateş

İNSANLARI GÖRÜNÜŞLERİ İLE YARGILAMAYINIZ, ÇOĞUNLUKLA ALDANIRSINIZ. GÖRÜNÜŞLER İNSANLARI GENELDE ALDATIR. YAKINDAN TANIMADIĞINIZ İNSANLAR HAKKINDA İYİ VEYA KÖTÜ DİYE HÜKÜM VERMEYİNİZ. GÜN GELİR İYİ DEDİĞİNİZ İNSANLAR KÖTÜ, KÖTÜ DEDİĞİNİZ İNSANLAR ÇOK İYİ ÇIKABİLİR. TERCİHLER SİZE AİT AMA SİZ DIŞ GÜZELLİKDEN ZİYADE İÇ GÜZELLİĞE ÖNEM VERİNİZ. Ateş

DOST DOĞRU SÖYLER, YÜZE SÖYLER, SEVİLMEZ. DÜŞMAN ARKADAN SÖYLER, YÜZE GÜLER. BAŞ TACI EDİLİR. BAŞ TACI OLMAK İÇİNDE OLSA; YÜZE GÜLENLERDEN, ARKADAN KONUŞANLARDAN OLAMAM. Ateş

DEĞER VERDİĞİNİZ İNSANLAR SİZ DEĞER VERDİĞİNİZ İÇİN DEĞERLİDİR. OYSA ONLAR KENDİLERİNİ BİR ŞEY SANIRLAR. SİZ DEĞER VERMEZSENİZ BİR HİÇTİRLER AMA BUNU AKILLARINA BİLE GETİRMEZLER. "ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ GÜZELLİKLERİ ON PARA ETMEZ BİZDEKİ AŞK OLMAZSA" Ateş

KIRK GÜN TAVUK GİBİ YAŞAMAKTANSA BİR GÜN HOROZ GİBİ YAŞARIM. Ateş

BU DÜNYA HERKESE YETER. YETERKİ ADAM GİBİ YAŞAMASINI BİLELİM. Ateş

TOPLUMDA KENDİNİ ŞEREFLİ GÖSTEREN ŞEREFSİZLER DÜNYA DÖNDÜKCE VAR OLACAK VE MİDE BULANDIRACAKLARDIR. Ateş

"HER ASALAK BİR SALAĞIN SIRTINDAN GEÇİNİR" İNSAN OLAN NE SALAK NE DE OLUR ASALAK. Ateş

HIRSIZLIK SADECE PARA ÇALMA İLE OLMAZ. ZAMAN PARADAN YERİNE GÖRE DAHA ÖNEMLİDİR. DAKİKALARI PARA İLE ÖLÇEMEZSİNİZ. GASP EDİLEN DAKİKALARIN HESABINI VEREMEZSİNİZ. MİLLET OLARAK BOŞA HARCANACAK NE VAKTİMİZ NE DE BOŞ ZAMANIMIZ VAR. Ateş

"KENDİM ETTİM KENDİM BULDUM KÜL GİBİ KARARIP SOLDUM EYVAH EYVAH" TÜRKÜSÜNÜ ÇALMAMAK İÇİN SİZE DEĞER VEREN DOSTLARINIZA, SİZİ SEVENLERE KULAK VERİNİZ. Ateş

TREN KALKAR GARDAN, KAÇARSA HABER GELMEZ NAZLI YARDAN. TRENDEKİ BİR GÜN AĞLAR, KAÇIRAN HER GÜN AĞLAR. EN İYİSİ TRENİ KAÇIRMAMAK. Ateş

"ZORLA YENEN AŞ YA KARIN AĞRITIR YADA BAŞ". NE YİYEN NEDE YEDİREN ŞİFA BULUR ARKADAŞ. Ateş

GÜZEL HER ZAMAN GÜZELDİR. ÇİRKİNLİK İSE BENİM İŞİM DEĞİLDİR. Ateş

DOST DOSTUN AYNASI OLMALI. AYNA KADAR DOĞRU OLAMIYORSA DOSTUNUM DİYE GEZMEMELİ. Ateş

OTOBÜS KAÇIYOR DEMİŞTİM DİNLEMEDİN. SON PİŞMANLIK FAYDA ETMEZ DEMİŞTİM TINLAMADIN. NE DEDİMSE İLTİFAT DEĞİL, GERÇEK DİYE, HOŞUNA GİTMEDİ. ANLARSIN BİR GÜN DEDİM, DALGA GEÇTİN. İŞ İŞTEN GEÇTİKDEN SONRA ANLARSIN DA, ONU DA BEN ANLAYAMAM. "GEÇER BORUN PAZARI ANCA GİDERSİN NİĞDE'YE." SÖYLEYECEK BİR SÖZÜN OLAMAZ BU DELİYE. Ateş

SEVDİĞİM BİRİSİ "BENİ SENİN KADAR AŞAĞILAYAN HİÇ KİMSE OLMADI" DEMİŞTİ. BIRAKIN AŞAĞILAMAYI İNCİLTMEK AKLIMIN KÖŞESİNDEN BİLE GEÇMEMİŞTİ. OYSA BU KİŞİ DEĞER VERDİĞİM SEVDİĞİM KİŞİLERİN BAŞINDA GELEN BİRİ. DEMEK Kİ DEV AYNASI OLMAMAK SUÇ OLUYOR. BEN SENİN DÜŞMANIN DEĞİLİM Kİ SENİ OLDUĞUNDAN FARKLI GÖSTEREYİM. BİR GÜN SANA GEREĞİNDEN FAZLA İLTİFAT EDERSEM BİL Kİ O GÜN DÜŞMANIN OLDUĞUM GÜNDÜR. Ateş

"GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR" KATLANIR DA ÖNEMLİ OLAN DİKENE KATLANIP, GÜLE KAVUŞABİLMEK. Ateş

İSTER ARKADAŞINIZ, İSTER SEVGİLİNİZ, İSTER AÇIK İSTER GİZLİ AŞKINIZ, İSTER DOSTUNUZ, İSTER SIRDAŞINIZ, İSTER ANNE BABANIZ, DEĞER VERDİĞİNİZ KİM OLURSA OLSUN GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEYİNİZ. KENDİ DEĞERİNİZDEN KAYBEDERSİNİZ. Ateş

HER YÜZÜNE GÜLENİ, BOLCA İLTİFAT EDENİ DOST BELLEME. DOST, SEVİLMEME RİSKİNE RAĞMEN; DOĞRU NE İSE ONU SÖYLER, KALPTEN SEVER. ASIL DOST KENDİSİNE REVA GÖRMEDİĞİNİ KARŞIDAKİNE REVA GÖRMEYENDİR. Ateş

GERÇEK SÖZLERDEN KAÇANLAR, GÜZEL, SAHTE VE HOŞ SÖZLERE KANANLAR. ASLA ACI GERÇEKLERDEN KAÇAMAZLAR. Ateş

BENİM İÇİN SIFATINIZ NE OLURSA OLSUN. SİZİ KAYBETMEMEK UĞRUNA ASLA YALANA BAŞVURAMAM. SİZLERİ KAZANMAK İÇİN SAHTEKARLIK YAPAMAM. BENİ SEVEN DÜRÜST OLDUĞUM İÇİN SEVSİN SAHTE İLTİFATLAR İÇİN DEĞİL. SAHTE DOSTLAR VE SAHTEKARLIK BENDEN UZAK OLSUN. Ateş

SEVDİKLERİNİZİ YARGILARKEN OLAYLARA KENDİ CEPHENİZDEN BAKMAYINIZ. ALDANIRSINIZ. KARŞIDAKİNİN YERİNE KENDİNİZİ KOYABİLDİĞİNİZ SÜRECE DOĞRU YARGILAMA YAPABİLİRSİNİZ. Ateş

SİZ, SİZ OLUN, OLMAZ ÖYLE ŞEY DEMEYİN. BİR GÜN OLUR, OLUYORMUŞ DEMEK ZORUNDA KALIRSINIZ. ASLA BİRİNİ KINAMAYINIZ. KINADIĞINIZ OLAYIN, BİR GÜN BAŞINIZA GELDİĞİNİ, GÖRMENİZ HİÇ DE UZUN SÜRMEZ. ALLAH ISLAH ETSİN DEYİP GEÇİN. YOKSA, KINADIĞINIZ OLAYLA KENDİNİZ ISLAH EDİLİRSİNİZ. Ateş

"İLTİFAT; YALANIN SÜSLENMİŞ, KILIF GİYDİRİLMİŞ HALİDİR" İLTİFAT ETMEYİ BİLMİYORUM. ÇÜNKÜ YALAN SÖYLEMEYİ BECEREMİYORUM. Ateş

GERÇEKLER DOĞRU VE ACI OLUR. İLTİFATLAR SAHTE VE YALAN. GERÇEKLERDEN KAÇANLAR, İLTİFATLARA SIĞINANLAR, ACI SONDAN KAÇAMAZLAR. KURTULUŞ GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEKDEN, İLTİFATLARDAN UZAK DURMAKDAN GEÇER. Ateş

AŞIRI MAKYAJ GÜZELİ ÇİRKİNLEŞTİRİR ÇİRKİNİ GÜZELLEŞTİRİR. Ateş

DOĞRULAR VE GÜZELLİKLER MALINIZ, ÇİRKİNLİKLER VE KÖTÜLÜKLER ÇÖPÜNÜZ OLSUN. Ateş


SİGARA

OĞUZLAR Mayıs 1994

SİGARA

Ahmet ATEŞ Oğuzlar Gazetesi yazı İşleri Müdürü

İçerken güldürür

Sinsi, sinsi öldürür

İçene kendini kahraman sandırır

Şeytani bir zehri andırır

İnsana kendi kendini yandırır

Sigara içmek suç değil

Bıçak taşımakta suç değil

Fakat bıçak ve tabanca

Bir başkasına zarar verince suç

Peki, sigara bir başkasına zarar verince neden suç sayılmaz? Şimdi sormak gerek aklı ve fikri olan herkese. Hangi insanın bir başka insanı zehirlemeye hakkı var? Sigara içme özgürlüğünü savunan vatandaşlara demezler mi ki içenin içme özgürlüğü varda içmeyenin sigara içmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyenin sigara içene bir zararı yok. Peki sigara içenin içmeyene neden zararı olsun. Bir resmi daire veya aile düşünün aynı odayı on kişi paylaşıyor. Bunun beşi sigara içiyor diğer beşi içmiyor. Beş kişinin sigara içme özgürlüğü varda diğer beş kişinin sigara içmeme, zehirlenmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyen beş kişinin sigara içen beş kişiye zararı yok da, sigara içen beş kişi niye diğer beş kişiyi zehirlesin.

Sigara içenler içmeyenleri zehirleme hakkını kimden ve nereden alıyorlar?

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Birde en çok şundan söz edilir. Yahu sigara içen akciğer kanseri, verem ve diğer hastalıklara yakalanıyor da içmeyen yakalanmıyor mu?

Yakalanıyor: Tabiî ki siz sigara içenlerin sayesinde bir ailede bir kişi sigara içiyorsa diğerlerinin ben sigara içmiyorum demesi gerçek anlamda yalan ve yanlış olur. Sigara içen kişi sadece kendisini zehirlemez evdeki hanımını çocuklarını ve diğer fertlerin hepsini zehirlenmeye mahkum eder, onların yanında sigara içtiği sürece.

Şimdi sorarım size hangi babanın kızını, hangi ananın oğlunu, hangi dedenin torununu,hangi tiryakinin tiryaki olmayanı zehirleme hakkı var?

Medeniyet deyince bazıları çıplaklık sanır, asla. Medeniyet bu ve benzeri durumlarda kendini gösterir. Medeni insan başkalarına ve kendisine saygı duyan insandır. Başkalarının haklarını gasp etmeyen temiz insandır. Hoş görülü insandır. Kendi özgürlüğüne sahip çıktığı kadar başkalarının özgürlüğüne sahip çıkan ona saygı duyan insandır.

Bir düşünür medeniyeti şöyle tarif eder. "Medeni insan karanlık da esnerken sol elinin tersi ile ağzını kapayan insandır" der. Tabiî ki bizde olduğu gibi esnerken küçük dilini karşısındakine gösteren değil.

"Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az"

Kimsenin kimseyi zehirlemeyeceği, kişilerin birbirlerine saygılı olacağı,toplum menfaatlerinin ön plana çıkacağı bencilliğin arka planda kalacağı, hoş görülü medeni toplumlara doğru.

Saygı ve sevgilerimle bir sonraki sayıda buluşmak üzere.

Sevgili okurlar Makalenin yayın tarihine bakarsanız bu günkü sigara ile ilgili kanun konusunun alt yapısını görürsünüz o tarihlerde bu yazıyı kaleme almak yürek, bilek ve cesaret isterdi. İlk sigara kanunu bile (Kanun Numarası : 4207 Kabul Tarihi : 7/11/1996 Yayımlandığı R.Gazete: Tarihi:26/11/1996 Sayı: 22829) bu makaleden 2 Yıl 6 Ay sonra çıkmıştır. O gün dile getirdik iki yıl sonra kısmen bugünse tamamına yakını kanuna konmuştur. Eh sağlık olsun 12 yıl sonrada olsa birşeyler değişmiştir. O gün dalga geçenlere duyrulur.

İdeal Kilonu Hesapla.
 Boyunuz cm
 Kilonuz kg
 Yaşınız
 Cinsiyetiniz

       

 Hesapla
 İdeal Kilo kg
 Fark kg