ATEŞNET
SİTE HARİTASI
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar2.12842.1322
Euro2.94112.9464
Saat
Takvim

1702 Sayılı Kanun

SORULAR 
 -Stajyerler muallim unvanını nasıl elde ederler? 
-Hangi yetkililer İngilizce,kimya ve felsefe 
  öğretmenine  re'sen ihtar cezası verebilir? 
-İlköğretim Okulunda görevli Türkçe veya 
  matematik öğretmenine tevbih cezası verilebir mi? 
-Vilayet inzibat meclisi kimlerden oluşur? 
-Maarif Vekaleti İnzibat Komisyonunun görevi nedir? 
Kanun Numarası : 1702 
Kabul Tarihi : 10/6/1930 
Yayımlandığı R.Gazete: 
Tarih : 29/6/1930 Sayı: 1532 
(1) a - Bu Kanunun, maaş ve terfilere ait hükümleri 30/4/1939 tarih ve 3656 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 
        b - 8/6/1936 Tarih ve 3007 Sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre; 1702 Sayılı Kanunun 3007 Sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümleri Ertik Okullar Öğretmenleri hakkında da uygulanır. 
       c - Bu Kanunun 15,16,20,21,22,23,24,26,27,31,34,45 inci maddeleri ile 1880 Sayılı Kanunla değişik 18 ve 19 uncu maddeleri, 13/1/1943 tarih ve 4357 Sayılı Kanunun 15 inci maddesine göre ilkokul öğretmenleri ve yar öğretmenleri hakkında tatbik olunmaz. 
     d - Bu Kanunun, 14/7/1965 tarih ve 657 Sayılı Kanunun 1327 Sayılı Kanunla değişik 237/b fıkrası ile bağdaşmayan hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
KISIM : 1 
Orta tedrisat muallimleri
    Madde 2 - Hükümsüz kalmıştır. 
    Madde 3 - (Mülga: 5/3/1964 439/15 md.) Yürürlükten kaldırılmıştır. 
  Madde 4 - İlk vazifeye stajyer olarak başlanır. Staj senesi sonunda ehliyet ve tedris kabiliyeti, talim sicilli ve teftiş raporu ile sabit olan stajyerler, muallim unvanını alırlar. Meslekte kıdem, muallim unvanı alındığı tarihten hesap edilir. Muallim unvanı alınmadıkça terfi edilemez ve iki sene zarfında muallim unvanını alamayan stajyerlerin vazifesine 
nihayet verilir. 
Madde 5 - Türkiye'de yüksek tahsilini bitirdikten sonra ecnebi memleketlerde tahsillerini ikmal edenler  ibraz ettikleri tahsil vesikaları Maarif Vekaletince tasdik olunduğu takdirde,ilk defa mesleğe giriyorlarsa, Teadül Kanununun yedinci maddesi mucibince 10 uncu dereceye girerler. Muallimlikte herhangi bir kıdem derecesine geçtikten sonra ecnebi memleketlerde ikmali tahsil etmişler ise, devam ettikleri müesseselerin normal tahsil müddetleri kıdemlerinde hesap edilir. 
Madde 6-(Mülga:8/6/1936 3007/14 md.)Yürürlükten kaldırılmıştır
Madde 7-(Değişik: 18/6/1934 2517/2 md.) Orta tedrisat mektepleri müdür, başmuavin ve muavinlerine muallimlik maaşlarından başka mekteplerdeki ve pansiyonlardaki idari vazifelerine mukabil 1452 numaralı kanunun 5 inci maddesine uygun olarak ücret verilir. Bu ücretler gelirleri müsait pansiyonlu mekteplerde kısmen umumi bütçeden, kısmen pansiyonlar tahsisatından gündüzlü mekteplerle pansiyonu olmayan yatılı ve gelirleri müsait bulunmayan pansiyonlu mekteplerde tamamen umumi bütçeden verilir. Bu ücretlere ait kadro bu kanuna bağlı cetvelde gösterilmiştir.(1) 
Cetvelde gösterilen ücretler azami olup mekteplerin derece ve ehemmiyetine göre Maarif Vekilliğince tespit olunur. 
    Bu ücretlerden ne miktarının pansiyonlar tahsisatından verileceği her sene bütçe kanunları ile tespit edilir.  
                             KISIM : 2 
         İlk tedrisat muallimleri 
   Madde 8 - (Mülga: 5/1/1961 222/89 md.) Yürürlükten kaldırılmıştır.  
   Madde 9 - Hükümsüz kalmıştır. 
   Madde 10-Hükümsüz kalmıştır. 
   Madde 11-(Mülga: 13/1/1943 4357/15 md.) Yürürlükten kaldırılmıştır. 
NOT: Bu kanunun 16,18,19,20,21,22,23,24,26,27,31,34 
üncü maddelerinin ihtiva ettiği müşterek hükümler, 19.01.1943 tarih ve 4357 sayılı kanunun 15.maddesi ile ilkokul öğretmenleri  ve öğretmen muavinleri hakkında uygulanmaz
Madde 12 - Muallim muavinleri imtihan geçirerek "muallim unvanını almadıkça"  17 nci dereceden yukarı terfi edemezler. Maarif Vekaleti lüzum gördüğü zaman altı ay evvelden haber vermek suretiyle bunları mecburi imtihana sevkederek muvaffak olamayanları vazifeden çıkarabileceği gibi her vakit yerlerine muallim tayin etmek suretiyle onları münasip gördüğü diğer mahallerde istihdam edebilir. 
Madde 13 - Yürürlükten kaldırılmıştır. 
Madde 14 - Uhdelerinde başmuallimlik gibi idari vazife bulunan ilk mektep muallimleri Teadül Kanununun 5 ve 789 numaralı Maarif Teşkilatı Kanununun 13 üncü maddesi mucibince ayrıca bir tahsisat alırlar. 
KISIM : 3 
    İlk ve orta tedrisat muallimleri hakkında müşterek hükümler 
    Madde 15 - Bir muallimin bir kıdem derecesinin tam sayılması,o muallimin devre içinde inkıtasız olarak maarif hizmetlerinde bulunmasına bağlıdır. Bir muallimin kendi isteğiyle maarif hizmetleri haricinde geçirdiği müddet kıdemine zammolunmaz. Bu suretle maarif hizmetinden çıkmış olanlar tekrar muallimliğe döndükleri zaman evvelce ayrıldıkları dereceye alınabilirler. Ancak maarif mesleğinin her hangi bir şubesinde vazife yapan muallimlerle mebus ve asker olan muallimlerin hizmet müddetleri kıdemlerinde hesap olunur. Kezalik Maarif Vekaletinin müsaadesiyle memleket haricinde tedrisat işiyle meşgul olan veya hususi mektepler de muallimlik edene meslek mensuplarının da bu hizmet müddetleri kıdemlerinde hesap olunur.  
Madde 16 - İlk ve orta tedrisat muallimlerinin terfilerinde esas, kıdemle beraber vazifelerindeki muvaffakiyetleridir. Bir derecenin kıdem müddetini ikmal etmiş bulunan bir muallimin daha yüksek bir dereceye terfi edebilmesi şu vesikalarla muvaffakıyetini ispat etmesine mütevakkıftır: 
   A-İlk tedrisat muallimleri, müfettiş raporları ve maarif müdürlerinin müspet mütalaalariyle; 
   B-Orta tedrisat muallimleri, müfettiş raporları ve talim sicilleriyle. 
Madde 17 - Kanunun neşri tarihinde muallimlerin esas vazifeleri itibariyle bulundukları derecedeki müktesep hakları mahfuzdur. Ancak bulundukları dereceler kıdemlerine nispetle yüksek olanlar o derecenin kıdemini dolduruncaya kadar terfi edemezler.
Muallimlerin taltifi 
   Madde 18 - (Değişik: 25/7/1931 1880/3 md.) İlk ve orta tedrisat muallimlerinden emsali arasında hususi kıymeti haiz orijinal bir eser meydana getiren muallimler 36 ve 40. maddelerde yazılı meclis ve komisyon mazbatası üzerine bir sene kıdem zammı alırlar. Ancak bu eserlerin orijinal ve kıymeti mahsusayı haiz olduğu evvelce Darülfünunca veya bir hey'eti ilmiyece tasdik edilmiş olmak şarttır. Vazifelerini mutadı fevkinde yüksek bir muvaffakiyetle ifa ettikleri teftiş raporları, talim sicilleri ve maarif ve mektep müdürlerinin bu husustaki mütalaalariyle sabit olanlar keza 36 ve 40. maddelerde zikredilen meclis ve komisyon mazbatası üzerine takdirname verilmek veya bir seneye kadar kıdemlerine zammolunmak suretiyle taltif edilirler. 
KISIM : 4 
    Muallimler hakkında tatbik edilecek cezalar ve suçlar      
   Madde 19 - (Değişik: 25/7/1931 1880/4 md.) Müdür, başmuallim ve muallimlere ve ilk tedrisat müfettişlerine işledikleri suçların mahiyetine ve derecesine göre aşağıdaki cezalar verilir: 
1) İhtar 
2) Tevbih 
3) Ders ücretlerinin kesilmesi 
4) Maaş kesilmesi 
5) Kıdem indirilmesi 
6) Derece indirilmesi 
7) İstifa etmiş sayılmak 
8) Vekalet emrine alınmak 
9) Meslekten çıkarılmak 
10) Devlet memurluğundan çıkarılmak. 
Ek bilgi:  Bu bilgi 1702 sayılı kanun metni değildir.) 
    1702 ve 4357 sayılı kanunların  uygulanması konulu, 
Bakanlığımız Personel Genel Müdürlüğünün 15.09.2004 tarih  ve 3210 / 71134 sayılı 2004/70 numaralı genelgesinde: 4306 ve 1739 sayılı kanunlarda, ilköğretim okullarının sekiz yıllık okullar olduğu ve kesintisiz eğitim yapılacağı hükme bağlandığından,mesleki içerikli disiplin suç ve cezalarında: 
    1-İlköğretim okullarında görev yapan;sınıf ve branş öğretmenleri,müdür başyardımcıları,müdür yardımcıları ve anasınıfı öğretmenleri hakkında 4357 sayılı kanun; 
    2-İlköğretim okulu müdürleri ile orta öğretim kurumlarında görevli yönetici,öğretmen,anasınıfı ve okul öncesi öğretmenleri hakkında 1702 sayılı kanun; 
    3-Bağımsız anaokulu yönetici ve öğretmenleri hakkında 657 sayılı kanun hükümleri uygulanır,denilmektedir. 
Madde 20 - İhtar ve tevbih cezaları şu hareketlere karşı verilir 
  1-Talimatname ve emirler mucibince yapılması lazım olan vazifelerin ifasında kusur etmek (bu halin neticesinde bir şahıs veya müessese zarar görürse zararın mahiyet ve derecesine göre daha ağır ceza verilebilir); 
  2-Mektep dahil ve haricinde muallimlik vakarına uymayacak hareketlerde bulunmak; 
  3-Arkadaşlarına ve talebesine karşı kaba muamelede bulunmak ve kaba lisan kullanmak; 
  4-Amirlerine karşı hürmetsiz tavır göstermek; 
  5-Talebenin vazifelerini tashih (değiştirme) etmemek; 
  6-Yoklama ve imtihan evrakını idareye vaktinde teslim etmemek; 
  7-Vazifeye geç gelmek veya vazifeden erken çıkmak. 
     Yukarıdaki hallerin ilk defasında ihtar. 
 Tekrarında tevbih cezası verilir. 
Madde 21 - Ders ücretlerinin kesilmesi cezası şu hallerde verilir. 
   1-Kabule şayan mazereti olmadan derse girmemek veyahut girdiği halde dersten başka bir şeyle meşgul olmak; 
   2-İnzibat ve muallimler meclisi ve mubayaat komisyonu içtimalarına mazeretsiz olarak devam etmemek (bu son halin ilkinde ihtar, ikinci defasında ücret kesilmek cezası verilir); 
   3-Bir ay zarfında iki defadan ziyade derse geç gelmek; 
   Derse gelmeyen veya dershanede dersten başka bir işle meşgul olan muallimin maaşından kesilecek miktarı tayin için dört hafta bir ay itibar olunarak muallimin maaş yekünü bir ay zarfında girmeye mecbur olduğu ders adedine taksim olunur ve boş geçen her ders saati için muallimin maaşından bu miktarı ilk alacağı aylığından kesilir. 
    Uhdesinde fazla ders olan muallimin fazla aldığı ücret; asıl maaşına zammedilerek ders ücreti bu yeküne göre hesap olunur. 
    Mazeret sebebiyle derse girmeyen muallimin mazeretini en çok üç gün zarfında ihbar ve bir hafta içinde de ispat etmesi lazımdır. 
Yoksa ceza tatbik olunur. 
Madde 22 -Maaş kesilmesi cezası şu hallerde verilir. 
   1-Arkadaşlarına ve iş için gelenlere fena muamele etmek; 
   2-Mektebin binasının ve eşyanın muhafazasına ihtimam etmemek; 
   3-Talimatname ile uhdesine verilen işleri kasten yapmamak; 
   4-Talebeyi dövmek; 
   5-Aynı suçtan dolayı iki defa tevbih aldığı halde o fiili tekrar etmek; 
   6-Arkadaşlarını ve maiyetini başkası yanında tahkir etmek; 
   7-Gizlenmesi ve belli edilmemesi kabil olmayacak derecede sarhoş olarak gezmek. 
   Maaş, fiilin derecesine göre bir günlükten on beş günlüğe kadar kesilir. Daha ziyade kesilmez. 
Madde 23 -Kıdem indirilmesi cezası şu hallerde verilir. 
   1-İmtihanlarda not takdirinde bitaraflıktan ayrılmak; 
   2-Amirine karşı harekette bulunmak. 
   Madde 24 -Derece indirilmesi cezası şu hallerde tatbik olunur. 
   1-Sarhoş olarak mektebe gelmek. 
   2-Kumar oynamayı itiyat etmek veya umumi yerlerde kumar mahiyetinde oyunlarla vakit geçirmek. 
   3-Bir tarafı korumak veya mağdur etmek kastiyle memur olduğu tahkikatı esaslı bir surette yapmamak. 
Madde 25 - Bir orta tedrisat mualliminin, orta derecede mekteplerde ders vermekten aciz olduğu iki talim sicilli ile sabit olduğu takdirde muallim ilk mektep muallimliğine nakledilir. 
Madde 26 - İstifa etmiş sayılmak 
   1-Yeni tayin edildiği vazifeye, mazeretsiz olarak on beş gün zarfında başlamayan. 
   2-Ders senesi başında vazifesine mazereti olmadan vaktinde gelmeyen; 
   3-Ders senesi içinde mazereti olmadan bir hafta fasılasız mektebe gelmeyen, 
   4-Bir sene zarfında dört defa ders ücreti kesilme cezasına uğrayan müdür, başmuallim ve muallim veya ilk tedrisat müfettişi istifa etmiş sayılır. 
Madde 27 -Meslekten çıkarılmak aşağıdaki hallerde tatbik olunur. 
   1-Gerek talebeye karşı ve gerek hariçte muallimlik sıfatı ile telif edilmeyen iffetsizliği sabit olan, 
   2-Talebeyi, Vekaletin ve mektebin amirleri ve muallim ve memurları aleyhine itaatsızlığa teşvik eden, 
   3-Müdür, başmuallim ve muallimlerle, ilk tedrisat müfettişlerinden talebesine kopya verenler,                       
     Madde 28 -(Değişik: 25/7/1931 1880/5 md.) Devlet memurluğundan ihraç ve vekalet emrine alınmak cezaları Memurin Kanununun ahkamına tabidir. 
     Madde 29 - İlk mektebe muallimlik etmekte aczi üç teftiş raporu ile sabit olan ilk mektep mualimi tekaüde sevkedilir.Kezalik bir mektep ve sınıfta inzibatı  muhafaza edemediği için iki defa başka mektebe tahvil edilen orta tedrisat muallimi en son nakledildiği mektepte de idaresizliği ve aczi tahakkuk ettiği takdirde tekaüde sevk olunur.(2) 
     Madde 30 - Bir terfi müddeti zarfında iki defa ihtardan gayri bir cezayı mucip fiili yapmış olanlara İnzibat Komisyonu ikinci fiili için bir derece ağır ceza verebilir. 
    Madde 31 - Arkadaşlarına, iftirada bulunan müdür,     
  muallim, başmuallimlerle ilk tedrisat müfettişleri,    
  iftiraları hangi nevi cezayı icap ettirecek suç ise o 
  suçun cezasından bir derece ağırı ile cezalandırırlar. 
    Madde 32 - Bu kanunda tasrih edilmeyen ahval     
  Memurin Kanunu ahkamına tabidir. 
Ceza veren makamlar 
      Madde 33 - (Değişik: 25/7/1931 1880/6 md.)     
   İhtar cezası aşağıdaki makamlar tarafından re'sen verilir: 
   1) Maarif Vekili 
   2) Vali 
   3) Maarif Müdürü 
   4) Lise, orta mektep ve muallim mektepleri müdürleri. 
   Bu ceza tahriren tebliğ olunur. 
   Tevbih cezası aşağıdaki makamlar tarafından re'sen verilir; 
   1) Maarif Vekili 
   2) Vali 
   3) Maarif Müdürü 
    Madde 34 - İhtardan maada cezalar sicille  kaydolunur.  
     Madde 35 - (Değişik: 25/7/1931 1880/7 md.) Ders 
  ücretlerinin kesilmesi cezası Maarif Vekili, Maarif 
  müdürleri ve orta derecede mektep müdürleri 
  tarafından her biri kendi emir ve icra salahiyeti 
  dairesinde olarak tatbik edilir. 
Maarif inzibat meclisleri 
      Madde 36 - Her vilayet merkezinde bir maarif 
  inzibat meclisi bulunur. Bu meclis ilk mektep 
  muallim ve başmuallimleri ile akşam sanat ve 
  ticaret mektep ve kursları muallimlerinin inzibati    
  meselelerine ait karar ve hüküm verir. 
    Madde 37 - (Değişik: 25/7/1931 1880/8 md.) Vilayet Maarif inzibat meclisleri valinin riyaseti altında aşağıda yazılı zatlardan teşekkül eder: 
    Vali (İcabında Maarif Müdürünü tevkil edebilir.) 
    1) Vilayet Maarif Müdürü, 
    2) Vilayet Daimi Encümeni azasından (kendi aralarından seçecekleri) bir zat, 
    3) Merkezde mevcut muallim mektepleri, lise ve orta, mektepler müdürlerinden en kıdemlisi, 
    4) Maarif Vekaleti tarafından seçilecek ilk tedrisat müfettişi, 
    5) Merkez ilk mektep muallimlerinden (kendi aralarında iki sene müddetle seçecekleri) bir ilk mektep muallimi, 
    6) Akşam sanat ve ticaret mektepleriyle kurslarına ait işlerde bu mektep ve kursların müdürleri de mecliste bulunur ve reye iştirak ederler, 
    7) Meclisin meşgul olduğu bir meselenin tahkikatını yapan müfettiş (meclis azası arasında bulunan ilk tedrisat müfettişi ise bu mesele hakkında verilecek karara iştirak edemez ve rey veremez.) 
İlk tedrisat müfettişleriyle bu mecliste dahil olan muallimlere ait inzıbati işlerin ilk mercii Maarif Vekaleti İnzibat Komisyonudur. 
Madde 38 - (Değişik : 25/7/1931 1880/9 md.) Vilayet 
  Maarif İnzibat meclisleri kararlarına, alakadar    
  muallimler tebliğ tarihinden itibaren on beş gün   
  zarfında itiraz ederlerse bu kararlar ikinci 
  derecede olarak Maarif Vekaleti İnzibat Komisyonu 
  tarafından tetkik ve bir hükme raptolunur. 
Madde 39 - (Değişik: 25/7/1931 1880/10 md.) Vilayet 
  maarif inzibat meclisleri; işbu kanunun hüküm ve 
  karar hakkını kendilerine verdiği ceza işlerinden 
  başka her sene Mayıs ayı içinde toplanarak vilayet 
  ilk tedrisat muallimlerinin bir senelik umumi inzibat 
  vaziyetini tetkik ve muallimler arasında takdir ve 
  taltife layık görülenlerin isimlerini tesbit etmek ve 
  bu bapta tanzim edeceği bir mazbatayı 
  vesikalariyle birlikte Haziran sonuna kadar Maarif 
  Vekaletine göndermekle de mükelleftirler.  
Maarif Vekaleti İnzibat Komisyonu 
    Madde 40 - Maarif Vekaleti İnzibat Komisyonu Müsteşarın riyaseti altında aşağıdaki zatlardan teşekkül eder: 
    1-Teftiş Heyeti Reisi; 
    2-İlk, orta ve yüksek ve mesleki tedrisat umum müdürleri; 
    3-Zat İşleri Müdürü Maarif Vekili Komisyonun tabii Reisidir. 
    Madde 41 - Maarif Vekaleti İnzibat Komisyonu; işbu kanunda hüküm ve karar salahiyeti kendisine bırakılan ceza işlerinden başka, her sene Haziran ayı zarfında toplanarak orta tedrisat muallimlerinin bir senelik inzibat vaziyetini tetkik ile bunun hakkında bir mazbata tanzim ve orta tedrisat muallimleri arasında takdir ve taltife layık görülenlerin isimlerini bir cetvelde tesbit edip vesikalarıyla ve kendi mütalaası ile birlikte Maarif Vekaletine tevdi eder. 
   Madde 42 - Vilayet maarif inzibat meclisleri ile Vekalet İnzibat Komisyonunun faaliyet tarzı bir talimatname ile tespit olunur. 
Madde 43 - İşbu Kanunun ahkamı dairesinde salahiyettar makam ve meclislerin kararile ceza gören kimselerin bu ceza ve kararlar hakkında Şürayı Devlette itiraz hakkı bakidir. 
    Madde 44 - 439 numaralı Orta Tedrisat Muallimleri Kanunu ile maarif teşkilatına mütedair 789 numaralı kanunun ve 842 numaralı ilk mektep ve muallim ve muavinlerine ait kanunla diğer kanunların bu kanun maddelerine uymayan hükümleri mülgadır. 
   Madde 45 - Bu kanun 1 Eylül 1930 tarihinden muteberdir. 
   Madde 46 - Bu kanunun hükümlerini icraya Dahiliye, Maliye ve Maarif Vekilleri memurdur. 
    (1) 18/6/1934 tarih ve 2517 Sayılı Kanuna bağlı kadro cetvelleri 3043, 3413, 3834, 4472 Sayılı Kanunlarla değişmiş; en son 4774 Sayılı Kanunla düzenlenen mezkür cetveller, 31/7/1970 tarih ve 1322 Sayılı Genel Kadro Kanununun 9 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmışlardır. 
     Ayrıca bu hükümde sözü edilen 1452 Sayılı Kanun 30/7/1939 tarih ve 3656 Sayılı Kanunun 25 nci maddesi ile; 3656 Sayılı Kanun ise 14/7/1965 tarih ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 237 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 
    (2) 8/6/1949 tarih ve 5434 Sayılı Kanunun 135 inci maddesinin 14 üncü bendi ile, bu maddenin emekliliğe ait hükmü yürürlükten kaldırılmıştır. 


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam121
Toplam Ziyaret655639
Hava Durumu
Anlık
Yarın
19° 20° 7°
  Dakika Saniye Misafirim Oldunuz .....

ATEŞ’TEN SÖZLER

AHMET ATEŞ (KENDİSİNE LAYIK GÖRMEDİĞİNİ DOSTLARINADA LAYIK GÖRMEYEN ...). İSTER KULAK VERİN İSTER VERMEYİN. İSTERSENİZ AHMET ATEŞ DE KİM OLUYOR DEYİN. DOĞRU YOLU GÖSTERMEK BİZDEN YÜRÜYÜP YÜRÜMEMEK SİZDEN. Ateş

BU MİLLET ŞUNU İYİ BİLSİN Kİ; TAŞLANMAMAK İÇİN DE OLSA, ASLA MEYVESİZ AĞAÇ OLMAYACAĞIM. Ateş

ATEŞ' İ SEVMEYEBİLİRSİNİZ, SEVMEK ZORUNDA DA DEĞİLSİNİZ. UNUTMAYINIZ Kİ DÜŞMANINIZDAN BİLE ÖĞRENECEĞİNİZ ÇOK BİLGİ VARDIR. Ateş

İNSANIN KENDİ KENDİNE YAPTIĞI KÖTÜLÜĞÜ, BÜTÜN DÜŞMANLARI BİR ARAYA GELSE YAPAMAZ. Ateş

ATEŞ, DÜNKÜ ATEŞ DEĞİL. YARINDA, BUGÜNKÜ ATEŞ OLMAYACAK. Ateş

DEĞİL DOKUZ KÖYDEN KOVULMAK; ONDOKUZ KÖYDEN DE KOVULSAM, DOĞRUYU SÖYLEMEKDEN, DOĞRU OLANI SAVUNMAKDAN VAZGEÇEMEM. Ateş

İNSANLARI GÖRÜNÜŞLERİ İLE YARGILAMAYINIZ, ÇOĞUNLUKLA ALDANIRSINIZ. GÖRÜNÜŞLER İNSANLARI GENELDE ALDATIR. YAKINDAN TANIMADIĞINIZ İNSANLAR HAKKINDA İYİ VEYA KÖTÜ DİYE HÜKÜM VERMEYİNİZ. GÜN GELİR İYİ DEDİĞİNİZ İNSANLAR KÖTÜ, KÖTÜ DEDİĞİNİZ İNSANLAR ÇOK İYİ ÇIKABİLİR. TERCİHLER SİZE AİT AMA SİZ DIŞ GÜZELLİKDEN ZİYADE İÇ GÜZELLİĞE ÖNEM VERİNİZ. Ateş

DOST DOĞRU SÖYLER, YÜZE SÖYLER, SEVİLMEZ. DÜŞMAN ARKADAN SÖYLER, YÜZE GÜLER. BAŞ TACI EDİLİR. BAŞ TACI OLMAK İÇİNDE OLSA; YÜZE GÜLENLERDEN, ARKADAN KONUŞANLARDAN OLAMAM. Ateş

DEĞER VERDİĞİNİZ İNSANLAR SİZ DEĞER VERDİĞİNİZ İÇİN DEĞERLİDİR. OYSA ONLAR KENDİLERİNİ BİR ŞEY SANIRLAR. SİZ DEĞER VERMEZSENİZ BİR HİÇTİRLER AMA BUNU AKILLARINA BİLE GETİRMEZLER. "ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ GÜZELLİKLERİ ON PARA ETMEZ BİZDEKİ AŞK OLMAZSA" Ateş

KIRK GÜN TAVUK GİBİ YAŞAMAKTANSA BİR GÜN HOROZ GİBİ YAŞARIM. Ateş

BU DÜNYA HERKESE YETER. YETERKİ ADAM GİBİ YAŞAMASINI BİLELİM. Ateş

TOPLUMDA KENDİNİ ŞEREFLİ GÖSTEREN ŞEREFSİZLER DÜNYA DÖNDÜKCE VAR OLACAK VE MİDE BULANDIRACAKLARDIR. Ateş

"HER ASALAK BİR SALAĞIN SIRTINDAN GEÇİNİR" İNSAN OLAN NE SALAK NE DE OLUR ASALAK. Ateş

HIRSIZLIK SADECE PARA ÇALMA İLE OLMAZ. ZAMAN PARADAN YERİNE GÖRE DAHA ÖNEMLİDİR. DAKİKALARI PARA İLE ÖLÇEMEZSİNİZ. GASP EDİLEN DAKİKALARIN HESABINI VEREMEZSİNİZ. MİLLET OLARAK BOŞA HARCANACAK NE VAKTİMİZ NE DE BOŞ ZAMANIMIZ VAR. Ateş

"KENDİM ETTİM KENDİM BULDUM KÜL GİBİ KARARIP SOLDUM EYVAH EYVAH" TÜRKÜSÜNÜ ÇALMAMAK İÇİN SİZE DEĞER VEREN DOSTLARINIZA, SİZİ SEVENLERE KULAK VERİNİZ. Ateş

TREN KALKAR GARDAN, KAÇARSA HABER GELMEZ NAZLI YARDAN. TRENDEKİ BİR GÜN AĞLAR, KAÇIRAN HER GÜN AĞLAR. EN İYİSİ TRENİ KAÇIRMAMAK. Ateş

"ZORLA YENEN AŞ YA KARIN AĞRITIR YADA BAŞ". NE YİYEN NEDE YEDİREN ŞİFA BULUR ARKADAŞ. Ateş

GÜZEL HER ZAMAN GÜZELDİR. ÇİRKİNLİK İSE BENİM İŞİM DEĞİLDİR. Ateş

DOST DOSTUN AYNASI OLMALI. AYNA KADAR DOĞRU OLAMIYORSA DOSTUNUM DİYE GEZMEMELİ. Ateş

OTOBÜS KAÇIYOR DEMİŞTİM DİNLEMEDİN. SON PİŞMANLIK FAYDA ETMEZ DEMİŞTİM TINLAMADIN. NE DEDİMSE İLTİFAT DEĞİL, GERÇEK DİYE, HOŞUNA GİTMEDİ. ANLARSIN BİR GÜN DEDİM, DALGA GEÇTİN. İŞ İŞTEN GEÇTİKDEN SONRA ANLARSIN DA, ONU DA BEN ANLAYAMAM. "GEÇER BORUN PAZARI ANCA GİDERSİN NİĞDE'YE." SÖYLEYECEK BİR SÖZÜN OLAMAZ BU DELİYE. Ateş

SEVDİĞİM BİRİSİ "BENİ SENİN KADAR AŞAĞILAYAN HİÇ KİMSE OLMADI" DEMİŞTİ. BIRAKIN AŞAĞILAMAYI İNCİLTMEK AKLIMIN KÖŞESİNDEN BİLE GEÇMEMİŞTİ. OYSA BU KİŞİ DEĞER VERDİĞİM SEVDİĞİM KİŞİLERİN BAŞINDA GELEN BİRİ. DEMEK Kİ DEV AYNASI OLMAMAK SUÇ OLUYOR. BEN SENİN DÜŞMANIN DEĞİLİM Kİ SENİ OLDUĞUNDAN FARKLI GÖSTEREYİM. BİR GÜN SANA GEREĞİNDEN FAZLA İLTİFAT EDERSEM BİL Kİ O GÜN DÜŞMANIN OLDUĞUM GÜNDÜR. Ateş

"GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR" KATLANIR DA ÖNEMLİ OLAN DİKENE KATLANIP, GÜLE KAVUŞABİLMEK. Ateş

İSTER ARKADAŞINIZ, İSTER SEVGİLİNİZ, İSTER AÇIK İSTER GİZLİ AŞKINIZ, İSTER DOSTUNUZ, İSTER SIRDAŞINIZ, İSTER ANNE BABANIZ, DEĞER VERDİĞİNİZ KİM OLURSA OLSUN GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEYİNİZ. KENDİ DEĞERİNİZDEN KAYBEDERSİNİZ. Ateş

HER YÜZÜNE GÜLENİ, BOLCA İLTİFAT EDENİ DOST BELLEME. DOST, SEVİLMEME RİSKİNE RAĞMEN; DOĞRU NE İSE ONU SÖYLER, KALPTEN SEVER. ASIL DOST KENDİSİNE REVA GÖRMEDİĞİNİ KARŞIDAKİNE REVA GÖRMEYENDİR. Ateş

GERÇEK SÖZLERDEN KAÇANLAR, GÜZEL, SAHTE VE HOŞ SÖZLERE KANANLAR. ASLA ACI GERÇEKLERDEN KAÇAMAZLAR. Ateş

BENİM İÇİN SIFATINIZ NE OLURSA OLSUN. SİZİ KAYBETMEMEK UĞRUNA ASLA YALANA BAŞVURAMAM. SİZLERİ KAZANMAK İÇİN SAHTEKARLIK YAPAMAM. BENİ SEVEN DÜRÜST OLDUĞUM İÇİN SEVSİN SAHTE İLTİFATLAR İÇİN DEĞİL. SAHTE DOSTLAR VE SAHTEKARLIK BENDEN UZAK OLSUN. Ateş

SEVDİKLERİNİZİ YARGILARKEN OLAYLARA KENDİ CEPHENİZDEN BAKMAYINIZ. ALDANIRSINIZ. KARŞIDAKİNİN YERİNE KENDİNİZİ KOYABİLDİĞİNİZ SÜRECE DOĞRU YARGILAMA YAPABİLİRSİNİZ. Ateş

SİZ, SİZ OLUN, OLMAZ ÖYLE ŞEY DEMEYİN. BİR GÜN OLUR, OLUYORMUŞ DEMEK ZORUNDA KALIRSINIZ. ASLA BİRİNİ KINAMAYINIZ. KINADIĞINIZ OLAYIN, BİR GÜN BAŞINIZA GELDİĞİNİ, GÖRMENİZ HİÇ DE UZUN SÜRMEZ. ALLAH ISLAH ETSİN DEYİP GEÇİN. YOKSA, KINADIĞINIZ OLAYLA KENDİNİZ ISLAH EDİLİRSİNİZ. Ateş

"İLTİFAT; YALANIN SÜSLENMİŞ, KILIF GİYDİRİLMİŞ HALİDİR" İLTİFAT ETMEYİ BİLMİYORUM. ÇÜNKÜ YALAN SÖYLEMEYİ BECEREMİYORUM. Ateş

GERÇEKLER DOĞRU VE ACI OLUR. İLTİFATLAR SAHTE VE YALAN. GERÇEKLERDEN KAÇANLAR, İLTİFATLARA SIĞINANLAR, ACI SONDAN KAÇAMAZLAR. KURTULUŞ GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEKDEN, İLTİFATLARDAN UZAK DURMAKDAN GEÇER. Ateş

AŞIRI MAKYAJ GÜZELİ ÇİRKİNLEŞTİRİR ÇİRKİNİ GÜZELLEŞTİRİR. Ateş

DOĞRULAR VE GÜZELLİKLER MALINIZ, ÇİRKİNLİKLER VE KÖTÜLÜKLER ÇÖPÜNÜZ OLSUN. Ateş


SİGARA

OĞUZLAR Mayıs 1994

SİGARA

Ahmet ATEŞ Oğuzlar Gazetesi yazı İşleri Müdürü

İçerken güldürür

Sinsi, sinsi öldürür

İçene kendini kahraman sandırır

Şeytani bir zehri andırır

İnsana kendi kendini yandırır

Sigara içmek suç değil

Bıçak taşımakta suç değil

Fakat bıçak ve tabanca

Bir başkasına zarar verince suç

Peki, sigara bir başkasına zarar verince neden suç sayılmaz? Şimdi sormak gerek aklı ve fikri olan herkese. Hangi insanın bir başka insanı zehirlemeye hakkı var? Sigara içme özgürlüğünü savunan vatandaşlara demezler mi ki içenin içme özgürlüğü varda içmeyenin sigara içmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyenin sigara içene bir zararı yok. Peki sigara içenin içmeyene neden zararı olsun. Bir resmi daire veya aile düşünün aynı odayı on kişi paylaşıyor. Bunun beşi sigara içiyor diğer beşi içmiyor. Beş kişinin sigara içme özgürlüğü varda diğer beş kişinin sigara içmeme, zehirlenmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyen beş kişinin sigara içen beş kişiye zararı yok da, sigara içen beş kişi niye diğer beş kişiyi zehirlesin.

Sigara içenler içmeyenleri zehirleme hakkını kimden ve nereden alıyorlar?

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Birde en çok şundan söz edilir. Yahu sigara içen akciğer kanseri, verem ve diğer hastalıklara yakalanıyor da içmeyen yakalanmıyor mu?

Yakalanıyor: Tabiî ki siz sigara içenlerin sayesinde bir ailede bir kişi sigara içiyorsa diğerlerinin ben sigara içmiyorum demesi gerçek anlamda yalan ve yanlış olur. Sigara içen kişi sadece kendisini zehirlemez evdeki hanımını çocuklarını ve diğer fertlerin hepsini zehirlenmeye mahkum eder, onların yanında sigara içtiği sürece.

Şimdi sorarım size hangi babanın kızını, hangi ananın oğlunu, hangi dedenin torununu,hangi tiryakinin tiryaki olmayanı zehirleme hakkı var?

Medeniyet deyince bazıları çıplaklık sanır, asla. Medeniyet bu ve benzeri durumlarda kendini gösterir. Medeni insan başkalarına ve kendisine saygı duyan insandır. Başkalarının haklarını gasp etmeyen temiz insandır. Hoş görülü insandır. Kendi özgürlüğüne sahip çıktığı kadar başkalarının özgürlüğüne sahip çıkan ona saygı duyan insandır.

Bir düşünür medeniyeti şöyle tarif eder. "Medeni insan karanlık da esnerken sol elinin tersi ile ağzını kapayan insandır" der. Tabiî ki bizde olduğu gibi esnerken küçük dilini karşısındakine gösteren değil.

"Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az"

Kimsenin kimseyi zehirlemeyeceği, kişilerin birbirlerine saygılı olacağı,toplum menfaatlerinin ön plana çıkacağı bencilliğin arka planda kalacağı, hoş görülü medeni toplumlara doğru.

Saygı ve sevgilerimle bir sonraki sayıda buluşmak üzere.

Sevgili okurlar Makalenin yayın tarihine bakarsanız bu günkü sigara ile ilgili kanun konusunun alt yapısını görürsünüz o tarihlerde bu yazıyı kaleme almak yürek, bilek ve cesaret isterdi. İlk sigara kanunu bile (Kanun Numarası : 4207 Kabul Tarihi : 7/11/1996 Yayımlandığı R.Gazete: Tarihi:26/11/1996 Sayı: 22829) bu makaleden 2 Yıl 6 Ay sonra çıkmıştır. O gün dile getirdik iki yıl sonra kısmen bugünse tamamına yakını kanuna konmuştur. Eh sağlık olsun 12 yıl sonrada olsa birşeyler değişmiştir. O gün dalga geçenlere duyrulur.

İdeal Kilonu Hesapla.
 Boyunuz cm
 Kilonuz kg
 Yaşınız
 Cinsiyetiniz

       

 Hesapla
 İdeal Kilo kg
 Fark kg