
21 TEMMUZ 2014
22 TEMMUZ 2014 Gülü Seven Dikenine Katlanır.

22 TEMMUZ 2014 BU MİLLET ŞUNU İYİ BİLSİN Kİ; TAŞLANMAMAK İÇİN DE OLSA, ASLA MEYVESİZ AĞAÇ OLMAYACAĞIM. AAteş
İNSANLARA YAPILABİLECEK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKLERDEN BİRİSİDE ONLARI OLDUĞUNDAN FARKLI GÖSTERMEKTİR. AAteş
23 TEMMUZ 2014 "DOSTLARIM, CANLARIM, YURDUMUN GÜZEL İNSANLARI GÜLMEK SİZİN İÇİN BİR TUTKU OLSUN. OLURDA BİRGÜN AĞLARSANIZ EĞER O DA MUTLULUKTAN OLSUN..." BU DÜNYA HERKESE YETER. YETERKİ ADAM GİBİ YAŞAMASINI BİLELİM. AAteş

25 TEMMUZ 2014




25 TEMMUZ 2014AHMET ATEŞ (KENDİSİNE LAYIK GÖRMEDİĞİNİ DOSTLARINADA LAYIK GÖRMEYEN ...). İSTER KULAK VERİN İSTER VERMEYİN. İSTERSENİZ AHMET ATEŞ DE KİM OLUYOR DEYİN. DOĞRU YOLU GÖSTERMEK BİZDEN YÜRÜYÜP YÜRÜMEMEK SİZDEN. AAteş
KOLANIN VÜCUTTAKİ 1 SAATİ

SAĞLIK - 11 Mart 2013 11:50
Prof. Dr. Canan Karatay, bir bardak kolanın 60 dakikada vücuda verdiği zararı sekiz başlık altında şöyle özetliyor...
Bir bardak kola içtiğinizde kanınıza 10 çay kaşığı kadar şeker giriyor. Yani almanız gereken günlük şeker dozunun yaklaşık 100 katı.
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, bir bardak kolanın 60 dakikada vücuda verdiği zararı sekiz başlık altında şöyle özetliyor:
1) İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan 'fosforik asiddir'.
2) İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar.
3) 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir.
4) 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.)
5) 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur.
6) Tekrar kolaya ve tatlılara saldırırsınız.
7) Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde leptin ve insülin direnci gelişir.
8) Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir.
Yıllardır dostlarımıza içmeyin dediğimize göre demekki bir bildiğimiz varmış. Kaktüs bahçeside cabası.(Bakınız Dost Zehirlemez Sayfası) AAteş
4 AĞUSTOS 2014

4 AĞUSTOS 2014
Adnan Menderes İlköğretim Okulu 2001-2002 Eğitim Öğretim Yılı İdareciliğe geçerken okutmuş olduğum öğrencilerime irticalen yazdırmış olduğum sözler.
-Yavrularım; sizleri önce kendinize, ailenize, vatanımıza ve milletimize, hayırlı birer insan olmanız için yetiştirmeye çalıştım. Bana bu yolda yardımcı olduğunuz için hepinize teşekkürler. Umarım bu doğrultuda ömür boyu hareket edersiniz. Ne olursa olsun, hangi mesleği seçerseniz seçin öncelikle adam gibi adam olun.
-Kendinizi öyle bir yetiştirin ki, siz iş aramayın iş sizi arasın. Arayanlardan değil arananlardan olunuz.
-Konuşacağınız ve susacağınız zamanı iyi ayarlayınız. Konuşmanız gereken yerde susmayınız, susmanız gereken yerde konuşmayınız.
-Nerede ne zaman, ne şekilde hareket edeceğinizi iyi ayarlayın. Cenaze evine gidilip gülünmeyeceğini, düğün evine gidilip, ağlanılmayacağını unutmayınız.
-Her gün andımızı söylerken ettiğiniz yemine sadık kalınız.
-Zerre kadar Öğretmeninize saygı duyuyor ve seviyorsanız sigara, içki (alkol) ve uyuşturucudan uzak durunuz. Biliniz ki Öğretmeniniz bunların hepsinden uzak. Öğretmeniniz kendisi için istemediklerini, kendisine layık görmediklerini canı kadar sevdiği öğrencileri için de istemez ve layık görmez.
-Asla başkalarının hakkını çalmayınız, kendi hakkınızı çaldırmayınız.
-Hedefiniz; İyiye, doğruya, güzelliklere ulaşarak mükemmel olmayı sağlamak olsun.
-Büyüklerinize saygıda, küçüklerinize sevgide kusur etmeyiniz.
-Ne ezenlerden olunuz, ne de ezilenlerden olunuz.
-(Mevlana'nın dediği gibi, ya olduğunuz gibi yada göründüğünüz gibi olunuz.) Çift kişilik taşımayınız. Özünüzde, sözünüzde bir olsun.
-Doğrular ve güzellikler malınız, çirkinlikler ve kötülükler çöpünüz olsun.
-Onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz, kişiliğiniz sizin için en yüce değeriniz olsun. Bu değerlerinizden asla taviz vermeyiniz.
-Dedikodudan uzak durunuz. Başka birilerinin de yanınızda dedikodu yapmasına müsaade etmeyiniz. Dedikodu toplumu çürüten, toplumu çökerten, zararlı kötü alışkanlıklardan biridir.
-"Duyduklarınızın hiç birisine, gördüklerinizin yarısına inanmayınız." İşin aslını iyice araştırdıktan sonra karar veriniz.
-Size laf taşıyan olursa tersleyiniz. Asla laf taşımayınız, laf taşıyanlarla da arkadaşlık etmeyiniz.
-Kötülük yapması kolaydır, sonucu çok berbattır. İyilik yapması zordur, sonucu güzeldir.
-İnsanları görünüşleri ile yargılamayınız, çoğunlukla aldanırsınız. Görünüşler insanları genelde aldatır. Yakından tanımadığınız insanlar hakkında iyi veya kötü diye hüküm vermeyiniz. Gün gelir iyi dediğiniz insanlar kötü, kötü dediğiniz insanlar çok iyi çıkabilir. Tercihler size ait ama siz dış güzellik den ziyade iç güzelliğe önem veriniz.
***
Okuldan ve sınıfımdan ayrılmadan ders de öğrencilerime irticalen yazdırmış olduğum birkaç öğüdüm. Öğrencilerimin bu doğrultuda gittiklerini görmek den memnunum. Umarım yarınlarda da memnun olurum. Beni yanıltmaz CANLARIM.
------------------------- Ahmet ATEŞ
------------------- 3-D Sınıfı Öğretmeni
------------ Adnan Menderes İlköğretim Okulu
İclal Erdal Tunçel
Hocam hala saklıyoruz bu öğütlerinizi inanın çocuklarınız cok şanslı sizin gibi bir ögretmenleri olduğu için sizi hiç unutmuyorlardır.
5 AĞUSTOS 2014
AHMET ATEŞ (KENDİSİNE LAYIK GÖRMEDİĞİNİ DOSTLARINADA LAYIK GÖRMEYEN ...). İSTER KULAK VERİN İSTER VERMEYİN. İSTERSENİZ AHMET ATEŞ DE KİM OLUYOR DEYİN. DOĞRU YOLU GÖSTERMEK BİZDEN YÜRÜYÜP YÜRÜMEMEK SİZDEN. AAteş
SÜTTEN AĞZI YANAN YOĞURDU ÜFLEYEREK YER. YER DE. SÜT ATEŞTE PİŞTİ DİYE BUZDOLABINDAN ÇIKAN YOĞURDUN GÜNAHI NE.AAteş
7 AĞUSTOS 2014 İNSANLARI GÖRÜNÜŞLERİ İLE YARGILAMAYINIZ, ÇOĞUNLUKLA ALDANIRSINIZ. GÖRÜNÜŞLER İNSANLARI GENELDE ALDATIR. YAKINDAN TANIMADIĞINIZ İNSANLAR HAKKINDA İYİ VEYA KÖTÜ DİYE HÜKÜM VERMEYİNİZ. GÜN GELİR İYİ DEDİĞİNİZ İNSANLAR KÖTÜ, KÖTÜ DEDİĞİNİZ İNSANLAR ÇOK İYİ ÇIKABİLİR. TERCİHLER SİZE AİT AMA SİZ DIŞ GÜZELLİKDEN ZİYADE İÇ GÜZELLİĞE ÖNEM VERİNİZ. AAteş
9 AĞUSTOS 2014

9 AĞUSTOS 2014

9 AĞUSTOS 2014
DOST DOĞRU SÖYLER, YÜZE SÖYLER, SEVİLMEZ. DÜŞMAN ARKADAN SÖYLER, YÜZE GÜLER. BAŞ TACI EDİLİR. BAŞ TACI OLMAK İÇİNDE OLSA; YÜZE GÜLENLERDEN, ARKADAN KONUŞANLARDAN OLAMAM. AAteş
9 AĞUSTOS 2014

11 AĞUSTOS 2014
12 AĞUSTOS 2014
12 AĞUSTOS 2014
Bu seçimin kaybedeni Erdoğan'dır!
11 Ağustos 2014 PazartesiSüleyman ÖZIŞIKsuleyman@internethaber.com
Seversiniz, sevmezsiniz bu ayrı konu. Ama hakkını teslim edin. AK parti ile birlikte Türkiye'ye ciddi bir istikrar geldi.
Sadece ekonomide değil, siyasette bile ciddi bir istikrar yakaladı güzel ülkem.
12 yıldır tam bir istikrar abidesi oldular, çizgilerinden asla ama asla sapmadılar! her iki partilinin genel başkanlarına bakın! Muhalif kalma konusunda daima hedefi 12'den vuran isim oldular!
Sadece hareketlerinde değil, söylemlerinde bile bu istikrarı görmek mümkün. 12 yıldır hep kaybeden taraf oldular ama her ekrana çıktıklarında, "Biz kazandık, Tayyip kaybetti" dediler!
CHP kazandı, Erdoğan Başbakan oldu. MHP kazandı, Erdoğan yine başbakan oldu. Erdoğan başbakanlık yapmaktan yoruldu, onlar kazanmaktan yorulmadı!
Erdoğan'a etmedikleri zulüm kalmadı. 9 ayrı seçimde madara ettiler adamı! 9 kez balkona çıkardılar, konuşturdular.
"Yahu kardeşim! Adamı bu kadar balkona çıkarmayın, vallahi üşütecek" dedik, "Bırakın sürünsün!" diyerek her seferinde yeniden çıkardılar.
Bu kez Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı yaparak büyük bir zafere imza attılar! Üstelik bunu yapabilmek için 14 siyasi parti, bir de siyasi cemaatle işbirliği yaptılar!
Yazdıklarım size saçma geldi değil mi? E normaldir çünkü; ben şu anda muhalefetin diliyle konuşuyorum!
Yukarıdaki sözler, dün katıldıkları son seçimi de hezimetle kapatan muhalefet partilerinin temsilcilerinden geldi anlayacağınız...
Ekran karşısına önce MHP lideri Devlet Bahçeli geçti. Bahçeli, İhsanoğlu'nun aldığı sonucu nasıl değerlendirdiğine ilişkin soru üzerine "Kamuoyu araştırmalarına baktığınız vakit, Sayın İhsanoğlu başarılı, başarısız olan Erdoğan. Konar'a bakın, (Konda demek istiyor) Anar'a bakın, diğerlerine bakın, hepsi yüzde 53 ile yüzde 57 arasında Recep Tayyip Erdoğan'a şans veriyorlardı. İhsanoğlu'na ise yüzde 37, yüzde 38, yüzde 36 veriyorlardı. Demek ki doğru olanı, kamuoyu araştırmaları açısından İhsanoğlu olmuştur." diye bir yorum yaptı.
Kendisini izlerken, Mehmet Ali Erbil'in başrolünü oynadığı Kahpe Bizans filmindeki, "Acımadı ki, acımadı ki" repliği gözümde canlandı.
"Git bir piskevüt ye, açken sen sen değilsin" diyerek kanal değiştirdim, bi de baktım ki ne!
CHP'nin Genel Başkan yardımcısı Gürsel Tekin de Halk TV'de benzer şeyleri söylüyor. Tekin, 12 yılda 9. mağlubiyetini alan partisi için "CHP bu seçimin kazananıdır" demez mi?
Aklıma şu bonzai içip kendini havuzda zanneden adamın çatıdan atlama videosu geldi nedense!...
30 Mart'ta CHP ve MHP'nin oylarının toplamı yüzde 45'ti. Bu seçimde 14 partili ittifak ile seçime girip 7 puan az oy almalarına rağmen, seçimin galibi onlar!
Gülmeyin arkadaşlar! Vallahi çocuğunuz bunlara benzer, gülmeyin!
Artık şuna emin oldum ki, Tayyip Erdoğan yüzde 99.98 alsa, bu muhalefet yine "Erdoğan kaybetti ben ona oy vermedim" diyerek ekran karşısına geçer!
Yahu kardeşim kaybettik demek bu kadar mı zor?
Ben buradan size günlerce, "Yahu yaptığınız şey akıl karı değil. Bir ekmeği 15'e bölerseniz hiçbirinizin karnı doymaz" diye seslenmedim mi?
Yahu siz cemaat ve 13 alakasız partiyi bir araya toplayınca... Onlara da ateist deist agnostik ve tabiki lezbiyen, transexuel, gayleri ekleyince seçimi kazanacağınızı mı sanmıştınız gerçekten?
Ben yine size buradan, "Bakın çatınız 13 partiyi ve Pensilvanya'yı kaldırmaz, çöker" demedim mi? "Haydar Baş'ı o kilosuyla o çatıya çıkarmak akıllı işi değil, gelin bu sevdadan vazgeçin!" demedim mi?
"Erdoğan balkon konuşması yapıyorsa biz de çatı konuşması yaparız" sevdanızdan dolayı 14'ünüz birlikte çatıdan düştünüz!
O zaman dinlemediniz beni, bari bugün tavsiyemi dinleyin!
Artık seçim geride kaldı ama tarihe geçmek için elinizde bir şans daha var! 13 parti genel başkanı olarak topluca istifa edip Guinnes rekorlar kitabına girebilirsiniz! Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusundaki ittifakınız işe yaramadı, bari istifa konusunda ittifak yapıp, dünya genelinde ses getirin!
Muhalefeti temsil edenlerin, "Biz nasıl olur da bu seçimi kaybederiz" şaşkınlığıyla poz vermeleri beni böyle gram gram eritiyor!
Bir muhalefet neden kaybeder, bir adam 13 partiyi ve bir cemaati nasıl silindir gibi ezer geçer? Cumhurbaşkanlığı seçimi bize bu sorunun cevabını verdi.
Erdoğan Cumhurbaşkanlığı'na adaylığını koymadan önce "Ben Cumhurbaşkanı olayım mı?" sorusuyla halka gitti ve 14 farklı anket yaptırdı. Tüm anketlerden "Olursan seni destekleriz" cevabını alınca adaylığını koydu.
Muhalefet ise son günde Ekmeleddin İhsanoğlu ismini Kinder sürpriz yumurtadan çıkmışcasına halkın önüne koydu, "Buna tıpış tıpış oy vereceksiniz" diyerek seçmenlerine eşek muamelesi yaptı.
Erdoğan meydan meydan dolaşıp yüzbinleri, milyonları toplarken, İhsanoğlu küçük çaplı paneller düzenliyor, konferanslar veriyordu.
Erdoğan adaylığını açıkladığı gün, yüzde 50 cepteydi zaten. Bu hatalar sayesinde 2 puan da bonusu oldu!
E son olarak bir de Pensillvanya'dan Erdoğan'a beddua gelince... Üstüne üstlük, Ekmeleddin İhsanoğlu'na destek çağrısı yapılınca....
Beddua yine ters tepti...
"İman-ı ekmel, ihsân-ı ekmel, ihlas-ı ekmel, rıza-yı ekmel, yakin-i ekmel" şeklindeki kriptolu mesaja halkın yüzde 52'sinden cevap geldi:
"Mağlubiyet-ı ekmel, perişan-ı ekmel, hüsran-ı ekmel, hezimet-ı ekmel"
15 AĞUSTOS 2014
DOST DOSTUN AYNASI OLMALI. AYNA KADAR DOĞRU OLAMIYORSA DOSTUNUM DİYE GEZMEMELİ. AAteş
"HER ASALAK BİR SALAĞIN SIRTINDAN GEÇİNİR" İNSAN OLAN NE SALAK NE DE OLUR ASALAK. AAteş
15 AĞUSTOS 2014
Neden Yalnızlık Çekiyoruz?Onca kalabalıklar içinde,
Milyonların arasında,
İnternet ortamında,
Üstüne üstlük birde sanalda.
Köy küçüktü anladık,
Kasaba dedik olmadı,
Şehirse yetmedi,
Büyük Şehirse kesmedi,
Cebi soktuk devreye,
İnternet girdi araya,
Ayped ayfon hikaye,
Açıldık sanal dünyaya.
Selamlar verildi,
Karşılıksız diye alınmadı,
Dostluklar bitmişti,
Çok arandı bulunmadı.
Çevremiz de olmayan,
Şehrimizde durmayan,
Cepte bulunmayan,
Sanalda bulunur mu?
Evde aile ortamında
Şehirde milyonlar içerisinde
Sanalda milyarlar arasında
Neden yalnızlık çekiyoruz?
29//09/2013
Ahmet Ateş
17 AĞUSTOS 2014


Kemal KartalCanım dayım nur içinde yat
22 AĞUSTOS 2014 TOPLUMDA KENDİNİ ŞEREFLİ GÖSTEREN ŞEREFSİZLER DÜNYA DÖNDÜKCE VAR OLACAK VE MİDE BULANDIRACAKLARDIR. AAteş
14 KASIM 2014

20 KASIM 2014

20 KASIM 2014
TOPLUMDA KENDİNİ ŞEREFLİ GÖSTEREN ŞEREFSİZLER DÜNYA DÖNDÜKCE VAR OLACAK VE MİDE BULANDIRACAKLARDIR. AAteş
26 KASIM 2014
9 ARALIK 2014
04/12/2014 Tarihinde Ahi Evran İlkokulu ( Ortaokulu) Müdürü Olarak Göreve Başlamıştır.

Cafer Özkan11 ARALIK 2014

11 ARALIK 2014
14 ARALIK 2014

15 ARALIK 2014

16 ARALIK 2014
.jpg)
17 ARALIK 2014

20 ARALIK 2014


20 ARALIK 2014

21 ARALIK 2014

YIL BAŞINDA NEDEN HİNDİ YENİR BİLİYORMUSUN?
Amerika’nın keşfinde bulunan hindi, Avrupa’da zamanın Hristiyan liderine hediye olarak götürülür; bunun üzerine Papa hindiyi görünce ve ilk defa gördüğü hindiye bakarak: “Ne tür bir hayvan bu böyle, aynı Türkler gibi kırmızı suratlı, kabararak yürüyor, bunun adı Türk olsun.’’ der ve Hristiyanlar’ın inanışlarınca her yıl başında Hz. İsa’ya bir Müslüman-Türk kurban etmek borç bilinirdi. Bunun üzerine Avrupalı Hiristiyanlar her yılbaşında bir Türk kurban edemedikleri için Türklere benzettikleri ve de isimleri ne gariptir ki Turkey (hindi) olan bu hayvanı keserler…
NOT: GELENEK VE ADETLERİNİ BİLMEDEN YILBAŞINI BÜYÜK BİR NEŞE İÇİNDE KUTLAYAN TAKLİTÇİLERE DUYURULUR (!)
22 ARALIK 2014

OKUMAYAN ÇOK ŞEY KAYBEDER !
500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.
Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.
Konuşmacı dedi ki: "Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur...mutluluğun peşinden gitmek."
23 ARALIK 2014

...KANSER HASTALIK DEĞİL
KANSER O KADAR YAYGINLAŞTI Kİ ARTIK GENÇ YAŞLI DEMEDEN HERKESİ
YAKALIYOR. BU PAYLAŞIMI LÜTFEN SAYFAMDAKİ HERKES PAYLASSIN. BELKİ BİR YARDIMIMIZ OLUR. SONUÇTA, BİR ZARARI YOK, DENEMEKTE FAYDA VAR… Bu yazılar çok müthiş, birçok "gizli dünya yönetenlerini" rahatsız ediyor… O kadar ki, örneğin "World Without Cancer", yani "Kansersiz Dünya" isimli kitap, halen (Türkçe dahil) birçok dile çevrilmedi!..
Yani şunu bilin ki, KANSER diye bir hastalık yok!.. Kanser, sadece vitamin B17 eksikliği!...
Başka bir şey değil!..
Kemoterapi, ameliyat veya değişik ağır haplar almanıza gerek yok!..
Düşünün bir zamanlar denizciler, çok sayıda niçin öldüler?
İSKORBÜT denilen hastalığa yakalanıyorlardı...
Çok sayıda insan öldü...
ve bazıları da bundan çok büyük PARA ve gelir elde etti!..
Sonra ne buldular?..
Meğer İskorbüt sadece vitamin C eksikliği imiş!..
Yani hastalık bile değil!...
KANSER de öyle!...
KANSER SANAYİSİ var artık!..
KANSER den milyar milyar milyar kere milyar PARA kazananlar var!...
Bu konu çok uzun. Çok derin!..
KANSER SANAYİSİNIN kökü, ta ikinci dünya savaşına kadar dayanıyor!...
Ne dolaplar dönüyor...
SİZ İNANMAYIN!...
Her gün sadece 15-20 kayısı çekirdeği yemeniz yeterli!..
Kanser olmuşsanız, önce KANSERIN ne olduğunu ANLAMAYA çalısın!..
KORKMAYIN!...
Sakin KEMOTERAPİ filan yaptırmayın!...
ARAŞTIRIN önce!...
Biz bu siteyi bazı "sözde doktorların sayfasına gönderdik, facebook’ ta, 5 dakika bile geçmeden "yorumsuz" olarak sildiler!...
SİZ bu kitabın TÜRKÇEYE ÇEVRİLMESİ için DUA edin!...
ÇOK ÇOK ÖNEMLİ bir eser bu!..
Tekrar edelim:
Günümüzde İskorbüt den ölen var mi artık?...
YOK!...
Çaresi biliniyor...
Peki KANSER?...
SANAYİ haline gelmiş!...
Ancak, çaresi çoktan bulundu:
VİTAMİN B 17 eksikliği!...
Hepsi bu!...
Buğday çimi ekin... Buğday şırası için.
Kanseri engelleyen besinlerin başında atalarımızın Orta Asya`da içtikleri Buğday şırası geliyor. Klasik tedavi yöntemlerini reddeden tüm doktorların ortak iddiası, buğday çimi yenilmesi ve buğday şırası içilmesi. Pakistan`daki Hunzakut Prensliğinde kanserden ölüm yok. Ayrıca Hunzakutlular, acı badem ve kayısı çekirdeğini yiyorlar ve kansere yakalanmıyorlar.
Türkiye`de acı badem ve kayısı tüketilen bölgelerde kanser vakalarının azlığı dikkat çekiyor.
Ödemiş`le Salihli arasında, binbir efsaneye konu olmuş Bozdağ`ın eteklerinde cennet gölcük kıyısında kanseri yenen, bu zaferi kazandıktan sonra mücadelesi herkese örnek olsun diyerek bir de kitap yazan Doktor İlhami Güneral ile sohbetimiz sürüyor. Önemli olan bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir.
Bağışıklık sistemini güçlendirmek çok da zor bir şey değildir.
Buğday müthiş bir kanser ilacıdır. Buğday şırası kanseri önler ve bu önemli bir bitkisel tedavi aracıdır. Buğday çimi, bol klorofil maddesi dışında 100 kadar vitamin, mineral ve besin maddesi içerir. Taze olarak kullanılan Buğday çiminde, aynı ağırlıktaki portakaldan 60 kez daha fazla C vitamini ve aynı ağırlıktaki ıspanaktan 8 kat fazla demir bulunmaktadır.
Buğdayın bir başka özelliği ise kandaki toksinleri nötralize eden maddeler içermesidir.
Sıvı oksijenle dopdolu olan buğday çimi doğanın en güçlü anti kanseri olan `laetril` içermektedir.
Izgara etler ve füme besinlerin kanserojen maddeler taşıdığı kanıtlanmıştır. (Japon Bilim Adamı Nagivara)
Japon Bilim Adamı Nagivara, taze buğday çiminde bu maddeyi etkisiz hale
getiren enzimler ve amino asitler bulmuştur.
- Buğday çimini evde üretebilir miyiz?
- Evde de üretilebilir, küçük bir saksıda bile üretilebilir ve olduğu gibi yenebilir, evde üretemeyenlere tavsiyemiz ise buğday şırası üretmeleri...
- Buğday şırasını herkes üretebilir mi?
- Evet herkes üretebilir.
İsterseniz tarif edelim.
Bir bardak aşurelik buğday, önce tertemiz yıkanarak bir litrelik cam kavanoza konur. Üzerine 3 bardak su -klorlu olmamak şartıyla- ilave edilir.
Kavanozun ağzı bir tülbentle kapatılarak serin bir yerde 24 saat bekletilir.
Bu ilk su kullanılmaz, dökülür.
Kavanoza yeniden 3 bardak su ilave edilir.
24 saat bekletildikten sonra oluşan yarı gazozlu su içilmek üzere bir kaba aktarılır.
Böylece bir bardak aşurelik buğdaydan kış aylarında günde 5 kez, yazın
ise günde 3 kez şıra alınır. Buğday şırasının lezzeti bazılarına itici gelebilir. O takdirde her şıra bardağına bir C vitamini tableti eklenirse, nefis bir içecek ortaya çıkar.
- Az önce sözünü ettiğimiz `laetril` buğday çiminden başka nelerde bulunur? Çünkü anlaşılıyor ki, `laetril` kanserin tedavisinde en etkin maddelerden biri... Elmanın çekirdeğini de yiyin!
- Evet, Türkiye`de en kolay laetril`e ulaşabileceğimiz yer acı badem ve kayısı çekirdeğidir.
Ayrıca laetril elma çekirdeğinde de vardır. Elmanın çekirdeği yenilirse çok da iyi olur. Amerika`daki ilaç sanayinin maşaları bu `laetril` adlı ilacı yasaklatmayı başarmışlardır ama Meksika`da satılan `laetril` bu ülkeden alınıp kaçak olarak ABD`ye sokulmaktadır.
Laetril, vitamin ve minerallerle verildiğinde çok daha iyi sonuçlar alınmaktadır. `Kanserin Ölümü` adlı kitabında Manner, laetril ile yüzde 90 başarı kazandığını söylemişti.
- Acı badem ve kayısı çekirdeği de laetril içeriyor öyle mi?
- Evet öyle. Türkiye`de acı badem ve kayısı çekirdeğinin sıkça tüketildiği yerlerde resmi bir istatistik yok ama kanser vakalarının az olduğuna inanılıyor. Resmi istatistik yapılan bir ülke var...
Pakistan`a komşu küçük bir prenslik olan Hunzakut`ta şimdiye kadar hiç kanser olayına rastlanmadı.
Hanzakut`un özelliği temel besinleri kayısı ve kayısı çekirdeği...
- Dünyada bugün kullanılmakta olan kemoterapi ve radyoterapi bağışıklık
sistemini bozduğunu iddia ediyorsunuz alternatif tedavilerin bir sıralamasını yapsak en öne hangisini koyarsınız?
- Önceliği bağışıklık sistemini güçlendiren tedavilere veririm, daha sonra biyolojik tedaviler ve bitkisel tedaviler gelir.
Bağışıklık sistemi konusunda Alman Doktor Issel`in tüm beden tedavisi bugün bu ülkedeki 60/70 klinikte başarı ile uygulanmaktadır
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ!
25 ARALIK 2014

26 ARALIK 2014
Ahi Evran İlkokulu ve Ortaokulu. Allahım Yardım Etsin.
