
Kanser olmamak için bunları yapın !YEMEKTEN SONRA YAPILMAYACAK 7 ŞEY |
| Yemek yemekten sonra ne yaptığınız sağlığınız için çok önemli. Uzmanlara göre yemek yedikten sonra yapılması sakıncalı olan şeyler zamanla sağlık problemlerine neden oluyor... |
| Yürümeyin: |
| İnsanlar çoğu zaman, yemeklerden sonra 100 adım yürümek 99 yaşına kadar yaşamanızı sağlar derler. |
| Gerçekte bu doğru değildir. Yürümek sindirim siteminin aldığımız gıdalardan besinlerin emilimini engeller. |
| Hemen uyumayın: |
| Aldığımız gıdalar yeterince sindirilemez. Bu durum bağırsağımızda gastrit ve enfeksiyona önderlik eder. |
| Banyo yapmayın: |
| Banyo yapmak ellerdeki, bacaklardaki ve vücuttaki kan akışını hızlandırır, böylece mide çevresindeki kan miktarı bu durumda azalır. Bu da midemizin sindirim sistemini zayıflatır. |
| Hemen meyve yemeyin: |
| Yemeklerin peşinden yenen meyveler midenin havayla davul gibi şişmesine neden olur. |
| Çay içmeyin: |
| Zira çay yaprakları yoğun asit içerir. Bu madde tükettiğimiz gıdalardaki proteinin hazmını zorlaştırıyor. |
| Kemerinizi gevşetmeyin: |
| Yemekten sonra kemeri gevşetmek kolaylıkla bağırsak düğümlenmesine ve tıkanmasına neden olur. |
| Sigara içmeyin: |
| Uzmanlarca yapılan deneyler, yemeklerden hemen sonra içilen bir sigaranın 10 sigaraya eşdeğer olduğunu kanıtlamıştır. (Kanser olma riski daha yüksek. |
İşte yediğimiz en zararlı 10 gıda
Zamanla kilo, kolesterolü, kanser, yepyeni hastalıklar hayatımıza girdi. Yediğimiz en zararlı 10 gıda ise...
Yaşamın temposu yükseldikçe hayatımızı kolaylaştıracak, zamandan ekonomi sağlayacak pek çok imkan yaşamımıza girdi. Bir anlamda insanların yaşam tarzlarına paralel olarak alternatifleri çoğaldı, çeşitlilik arttı, zenginleşti.
Teknoloji
Yıllar içinde insanın yemekle olan ilişkisi hızla, sağlık için beslenmeden manevi haz ile çabucak karın doyurmaya dönüşmesiyle beslenme -sağlık ilişkisi iki kardeş olmaktan çıktı. Ancak bu duruma direnç gösteren. Ne yediğinin farkında olarak beslenen, ne yaptığının farkındalığıyla yaşayan insanlar yok değil. Zira bu insanları ciltlerinden, vücutlarından, renklerinden ve duruşlarından tanıyabilirsiniz.
ŞEKERLE iLiŞKiNiZi GÖZDEN GEÇiRiN
Vücudun yakıtı olarak kabul edilse de şekerin yaptığı tahribat bedeni zamanından önce yıpratır. Şeker pek çok işlemden geçtikten sonra kimyasal maddelerle ağartılarak rafine edilir. Şekerin neden olduğu tahribatlar ise oldukça fazla. Şeker bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor, mineral dengesini bozabiliyor. Karaciğer, migren, asabiyet, uykusuzluk, çarpıntı, yorgunluk yaratıp meme, yumurtalık, prostat kanserine yol açabilmekte.
Şeker kalsiyum ve bakır emilimini engeller. Şeker serotonin seviyesini yükseltir bu nedenle kan damarlarını daraltabilir. Krom ve bakır eksikliğine yol açar. Hormonal dengesizliğe neden olabildiği gibi kronik hastalıkların iyileşmesini engeller. Kemiklerin kirecini kemirir B1 vitaminini yok eder...
NE YEDiĞiNiZiN FARKINDA MISINIZ?
Bu soruların cevabını yazın.
Cevapları aşağıdakilerle karşılaştırın
Haftada ne kadar kırmızı et tüketiyorsunuz?
Her gün ne kadar tatlı ve hamur işi tüketiyorsunuz?
Haftada kaç gün fast-food ve kızartma yiyiyorsunuz?
Günde ne kadar yürüyorsunuz?
Hayvansal yağları sık tüketiyormusunuz?
Öğünleri geçiştirecek pratik yemeklere haftada kaç gün yer veriyorsunuz?
Televizyon karşısında atıştırıyor musunuz?
Cevapları aşağıdakilerle karşılaştırın
EN KÖTÜ 10 GIDA
Şeker
Çikolata
Hamur işleri
İşlenmiş etler (Şarküteri ürünler)
Cips çerez atıştırmalıklar
Hayvansal yağlar
Konsantre şekerli içecekler
Kızartma ve fast food ürünler
Hazır çorbalar
Dr. İsmail Ağar
BUGÜN

SAĞLIKLI OLMAK İÇİN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ

TERLİ TERLİ SU İÇMEYELİM
Ece, o sabah her yeri ağrıyarak uyanmıştı, ateşler içindeydi. Ece’nin bu halini fark eden annesi, elini onun başına koyarak ateşini ölçmeye çalıştı.
Ece’nin ateşi çok yüksekti ve doktora götürülmesi gerekiyordu. Ece, doktordan o kadar çok korkuyordu ki… Ama doktora gitmeliydi. Çünkü “Ya bir daha okula gidemezsem, arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi göremezsem” diye korkuyordu. Bir an önce iyileşip okuluna dönmek istiyordu.
Doktor Kemal Bey, Ece’yi muayene ederken, Ece, bir taraftan da doktordan korkmanın ne kadar anlamsız olduğunu anlamıştı.
Çünkü doktor amcası, sadece dereceyle ateşini ölçmüş, boğazına bakmış ve göğsünü dinlemişti. Ece, aslında hastalığının nedenini de biliyordu. Annesi ve öğretmeni, ona sık sık “Terliyken su içilmez, hastalanırsın” dediği halde, o, dün okulda çok koşmuş, çok terlemiş ve sonrasında da soğuk su içmişti. Şimdi de hastaydı işte. Bu söylenenleri yapmadığı
için çok üzülmüştü Ece. Bu hastalık, ona bir ders olmuştu. Neyse ki Ece, doktor amcasının yazdığı ilaçları düzenli olarak kullanmış, iyice dinlenmiş ve birkaç gün sonra okuluna dönmüştü. Ece artık iyileşmişti. Arkadaşlarına ve öğretmenine kavuştuğu için çok mutluydu
AKŞAM OLUNCA ERKEN YATALIM.
Onur, çoğu kez akşamları geç saate kadar otururmuş ve televizyon seyredermiş. Annesi ise Onur`u sürekli:
-“Oğlum, saat geç oldu yarın okulun var hadi artık yat” diyerek uyarırmış. Onur, annesinin bu sözlerini hiç dinlemez ve her defasında bir bahane bularak geç saatlere kadar
televizyon seyredermiş. Onur, bir sabah okula gitmek için kalktığında kendisini yorgun ve halsiz hissetmiş. Okulda öğretmeninin anlattıklarını dinleyememiş ve ödevlerini yapamamış, bu yüzden derslerinden geri kalmış. Onur’un bu durumu annesini ve babasını da çok üzmüş. Annesi Onur’a:
-“Eğer erkenden yatıp düzenli uyusaydın kendini yorgun hissetmeyecektin ve derslerin de kötü olmayacaktı” demiş. Onur, annesini dinlemediği için çok üzülmüş. Bundan sonra her gün düzenli olarak uyumuş ve geç saatlere kadar televizyon seyretmemiş. Böylece sabahları kalktığında kendini yorgun hissetmemiş ve derslerini dinleyebilmiş.
KİTAP EN İYİ DOSTUMUZDUR
Hülya, kitap okumayı çok severmiş. Boş zamanlarını sürekli kitap okuyarak, yeni bilgiler öğrenerek geçirirmiş. Hülya’nın arkadaşı Cem ise hiç kitap okumaz, boş zamanlarını bilgisayarın başında oyun oynayarak harcarmış. Bir gün Cem doğum gününü kutlamak için Hülya’yı ve diğer arkadaşlarını davet etmiş. Arkadaşları Cem’e oyuncaklar, bilgisayar oyunları hediye etmiş. Hülya ise Cem’e bir hikaye kitabı almış.
Cem, Hülya’nın hediyesiyle hiç ilgilenmeden hemen yeni bilgisayar oyunlarıyla oynamaya başlamış. Bir gün Cem`in bilgisayarı bozulmuş. Cem oynayacak oyun bulamadığı için
çok sıkılmış. Odasında kendisine yeni bir oyuncak ararken Hülya’nın ona doğum gününde hediye ettiği hikaye kitabını bulmuş. Önce “bir iki sayfa okur, sonra da sokağa oynamaya giderim” demiş ama kitabı okudukça çok hoşuna gitmiş . Kitaptaki hikayelerin hepsi birbirinden güzelmiş Cem, okudukça yeni yeni şeyler öğreniyormuş. Kitabı bitirince “keşke daha önce bilgisayar oynamak yerine kitap
okusaydım. Kitaplar oyunlardan daha güzel hem de çok eğlenceli. Bundan sonra ben de hep kitap okuyacağım” demiş. Hülya da arkadaşı Cem`in kitap okumaya başladığını duyunca çok sevinmiş. Ona kendi kitaplarından ödünç vermiş. Bundan sonra Cem daha az bilgisayar oyunu oynamış, kendisine yeni kitaplar almış ve vaktini boşa harcamamış.
Çeşitli Kaynaklardan Alıntıdır.