• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
ATEŞNET
SİTE HARİTASI
Saat

Kadınlardaki Bu Cesaret Nerden Geliyor?

Kadınlardaki bu cesaret nerden geliyor?

Birbirini seven çiftlerin, birbirlerine nasıl davranacaklarını bilmediklerinden dolayı boşanıyorlar. Boşanma konusunda aksine kadınlar daha gözü kara. İşte 10 önemli sebep?

Hemen her gün gazetelerde ülkemizde ki boşanma artışları ile ilgili haberler çıkıyor.Boşanma konusunda benim dikkatimi çeken şey: "Kadınlardaki gözü kara cesaret." Bana gelen maillerin çoğunda kadınlar sorunları anlatıp "Bunların çözüleceğine inanmıyorum, boşanmayı düşünüyorum." derken erkekler ise sorunları yazıyorlar arkasına "Boşanmayı düşünemiyorum bile çocuklarım var." diyorlar.

Toplumda genel bir yargı vardır: Pek çok kadın çocukları için kötü giden evliliğe katlanıyor. Oysa ben bunun tam tersi bir manzara görüyorum. Çocuklarının hatırı için evliliğini sürdüren çok erkek var.

Erkekleri anlamak zor değil. Yaratılıştan gelen koruma duyguları ile çocuklarının huzursuz da olsa aile ortamında büyümelerinin daha iyi olacağını düşünerek kolay kolay boşanma kararı alamıyorlar. Ya da mükemmel kadını bulamayacaklarını düşündüklerinden evliliği sürdürmeyi tercih ediyorlar. 
Peki kadınlardaki bu cesaret nerden geliyor? "Mükemmel Adam" ı bulacaklarına olan inançları mı?
Biliyorum ki çoğu, evlilikte duygusal ihtiyaçları karşılanmadığı için ayrılmak istiyor; ama boşanma sonrası istedikleri gibi bir hayat onları bekliyor da bunun için mi bu kadar çabuk karar verebiliyorlar? Çalışan hanımların artmasıyla ekonomik özgürlük diyeceksiniz belki; ama çalışmayan hanımlarda da aynı cesaret var. Kadın: "Pazarda limon satar yine kocama eyvallah etmem." diyor.
Evlilik; kadının erkeğe maddi olarak ihtiyacı olduğu için devam eden bir kurum olmamalıdır. Herkesin bir şekilde karnı doyar. İki tarafın birbirine maddiyattan çok, bedenen ve ruhen sukûna erme, sevme ve sevilme gereksinimi için ihtiyacı vardır.
Erkek için yalnızlık zordur; ama bir kadın için yalnızlık daha da zordur. Kadında bağlanma ihtiyacı çok güçlüdür. Medya tarafından kadınlara özgürlük gazı pompalanıyor. Kadın kocası ile sorunlarını anlatırken arada bir ağzından "özgürlük" sözcüğü kaçıyor. "Ama ben de özgürüm" 
Kadın; fıtratından gelen bağlanma arzusu ile evliliğinde kök salmak isterken, bir yandan da özgürlük ateşi ile uçmaya çalışırken, çırpınıp duruyor. Ne kök salabiliyor, ne de doğru düzgün uçabiliyor. Her şeyi bırakıp uçtuğunda da genellikle mutsuz oluyor.
Günümüzde boşanmalarda benim gözlemlediğim en önemli sebepler şunlar:  
1-Kadınların erkeklerle iktidar mücadelesine girmesi: Kadın ezilme korkusuyla, eşitlik ve özgürlük adına "benim dediğim olacak" davasında evliliğini kaybediyor.
2-Aldatma: Toplumda çok fazla bekar ve dul hanım var. Böyle olunca erkekler için, eşi dışında çok fazla seçenek ortaya çıkmış oluyor. Bu seçenekler ve onlar tarafından talep görmek erkeklerin kafasını karıştırıyor. Evde de karısı ile sorunları olan erkeğin başka bir kadına kapılması pek de zor olmuyor. Sonrasında dağılan yuva ve erkeğin pişmanlığı pek bir işe yaramıyor. Sanal arkadaşlıklar da aldatma olaylarını artırıyor.
3-Cinsel sorunlar: Boşanmalarda çok önemli bir etken. Bizim toplumumuzda cinsel konular "ayıp" olarak görüldüğü için karı-koca cinsel sorunları uzmanlarına gidip çözmeye çalışmak yerine, birbirlerine eziyet haline getirip sonunda boşanıyorlar. Fakat cinsel sorunlar boşanma davalarına yine "ayıp olmasın" diye "şiddetli geçimsizlik" olarak yazılıyor.
4-Ailelerin etkisi: Genellikle erkeğin ailesinin boşanmalarda etkisi konuşulur bu doğrudur; ama günümüzde kadının ailesinin de erkeğin ailesi kadar, boşanmaları tetikleyici etkisi var. Kız anneleri kızlarının evliliklerinde çok fazla müdahiller. 
Kızının akşam yemeğinde ne pişireceğine bile kendisi karar veren anneler var. Özellikle kızlarını okutmuş aileler "Biz kızımızı, koca kahrı çeksin, diye okutmadık." diyerek kızının evliliğinde onun yaptığı hatalarını görmeden, boşanmasına sebep olabiliyorlar.
5-İletişim Hataları: Kadın-Erkek yaratılış farklılıklarına baktığımız zaman kadın ve erkek arasındaki iletişimin de farklı olması gerektiği ortaya çıkar. Bu bilinmediği zaman sorunlar boşanmaya kadar götürüyor.
6-Maddi sebepler: Çalışan hanımlarda "benim de param var" davası, çalışmayanlarda ise "kimseden geri kalmama" derdi ile aşırı tüketim arzusu yine karı koca arasında önemli bir sorun haline geliyor.
7-Yola getirme taktiği: Aileleri boşanmalara götüren en önemli sebeplerden biri de budur. "Boşanalım" diyen taraf, bunu gerçekte istemiyordur; fakat karşısındakini yola getirmek için bir taktik olarak kullanır. "Benim istediğim gibi olmuyorsan, ayrılalım o zaman." taktiği, genellikle tehdit eden kişinin elinde patlar.
Bu taktiği kullanan erkek sayısı azdır; daha çok kadınlar tarafından kullanılır. "Annemin evine giderim, ayrılırım, çocuklarını göstermem..." gibi tehditler, bir gün gerçeğe dönüşür. Özellikle kocası çocuklarına düşkünse, kadın bunu koz olarak kullanıp, erkeğin çocuklarını kaybetmek istemeyeceğini düşünerek tehdit ve şantajla kocayı yola getirmeye, kendi istediği gibi bir koca yapmaya çalışır. Fakat iyi bir metot değildir. Kavgaların getirdiği kırgınlık ve kızgınlıkla birlikte boşanma inatlaşmaya dönüşüp inadına boşanılır.       
İnadına boşanan kadınlarda genellikle şu duygu vardır: "Benim gibisini bulamaz, gelip ayaklarıma kapanır." Fakat çoğu zaman durum böyle olmaz. Boşanma aşamasında erkek kadından iyice bıkmıştır; geri dönmeyi düşünmez, kısa zamanda başkasını bulup evlenir. Hiç kimse vazgeçilmez değildir. Kadına geride geç kalmış bir pişmanlık, çocukları ile hayat mücadelesi kalır.
8-El ne der diye boşanmak: Özellikle aldatılan kadınlar, aldatma olayı etraftan duyulduysa evliliğini sürdürmek istediği halde, sırf başkaları ne diyecek, "Kocası aldattı; ama sesini çıkarmadı, yuttu." diyecekler diye kınanmamak için ayrılabiliyorlar. Oysa boşandıktan sonra bu kez başka sebeplerle "el ne der" diye rahatsız olacaklardır.
9-Hayalindeki eşi bulmak için: Aşk dizileri ve filmleri yüzünden, oradaki aşklar gibi bir aşk yaşama ve oradaki gibi bir sevgili-eş bulma hayali. Daha çok kadınlarda görülüyor. Kadın "Eşime baktığım zaman içim titresin istiyorum." diyor; ama içini titretecek erkek bulma hayali, çoğu zaman, yalnız yataklarda üşüme, şeklinde son bulabiliyor. Romantizm arzusu da boşanmalarda önemli bir etken oldu artık.
10- Haklı sebepler ile boşanmak: Bazı durumlarda boşanmak gerçekten gerekir. Nasıl kangren olmuş kolu kesmek gerekiyorsa. Alkol,kumar, uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklar, cinsel sapkınlıklar, sevgisizlik, taraflardan birinin diğerine hayatı zindan etmeye kararlı oluşu, bir tarafın ısrarla ayrılma isteği...gibi sebepler olduğunda boşanmak kaçınılmaz olur. O zaman kimsenin kimseye diyecek sözü olamaz. 
Fakat en üzücü olan; birbirini seven çiftlerin, birbirlerine nasıl davranacaklarını bilmediklerinden dolayı boşanmalarıdır. O zaman evlilik eğitimlerinin gerekliliği ortaya çıkıyor. Aile kurumunu korumak, şiddeti ve boşanmaları azaltmak için hem devletin hem de özel kuruluşların evlilik eğitimleri yapması gerekiyor. Yoksa bu gidişle Avrupa'yı bile geride bırakacağız gibi görünüyor.
Ben bir kaç yıldan beri bu konuda sayısını hatırlamadığım seminerler verdim, evlilik okulları yaptım. Fakat bu eğitimlerde ulaşabildiğimiz kişi sayısı sınırlı. Şimdi daha geniş kitlelere ulaşmak amacı ile evlilik okullarına gidecek zamanı ve imkanı olmayanlara da ulaşalım diye www.cocukaile.net internet sitemizde "Evlilik Okulu" yapmaya başladık. Herhangi bir ücreti yok. Evli, bekar, kadın, erkek, herkes katılabilir. Verilen ödevleri yapacak, işi ciddiye alacak olanları okulumuza bekliyoruz. Sema Maraşlı / Haber 7 

Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam174
Toplam Ziyaret1261472
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 4°

ATEŞ’TEN SÖZLER

AHMET ATEŞ (KENDİSİNE LAYIK GÖRMEDİĞİNİ DOSTLARINADA LAYIK GÖRMEYEN ...). İSTER KULAK VERİN İSTER VERMEYİN. İSTERSENİZ AHMET ATEŞ DE KİM OLUYOR DEYİN. DOĞRU YOLU GÖSTERMEK BİZDEN YÜRÜYÜP YÜRÜMEMEK SİZDEN. Ateş

BU MİLLET ŞUNU İYİ BİLSİN Kİ; TAŞLANMAMAK İÇİN DE OLSA, ASLA MEYVESİZ AĞAÇ OLMAYACAĞIM. Ateş

ATEŞ' İ SEVMEYEBİLİRSİNİZ, SEVMEK ZORUNDA DA DEĞİLSİNİZ. UNUTMAYINIZ Kİ DÜŞMANINIZDAN BİLE ÖĞRENECEĞİNİZ ÇOK BİLGİ VARDIR. Ateş

İNSANIN KENDİ KENDİNE YAPTIĞI KÖTÜLÜĞÜ, BÜTÜN DÜŞMANLARI BİR ARAYA GELSE YAPAMAZ. Ateş

ATEŞ, DÜNKÜ ATEŞ DEĞİL. YARINDA, BUGÜNKÜ ATEŞ OLMAYACAK. Ateş

DEĞİL DOKUZ KÖYDEN KOVULMAK; ONDOKUZ KÖYDEN DE KOVULSAM, DOĞRUYU SÖYLEMEKDEN, DOĞRU OLANI SAVUNMAKDAN VAZGEÇEMEM. Ateş

İNSANLARI GÖRÜNÜŞLERİ İLE YARGILAMAYINIZ, ÇOĞUNLUKLA ALDANIRSINIZ. GÖRÜNÜŞLER İNSANLARI GENELDE ALDATIR. YAKINDAN TANIMADIĞINIZ İNSANLAR HAKKINDA İYİ VEYA KÖTÜ DİYE HÜKÜM VERMEYİNİZ. GÜN GELİR İYİ DEDİĞİNİZ İNSANLAR KÖTÜ, KÖTÜ DEDİĞİNİZ İNSANLAR ÇOK İYİ ÇIKABİLİR. TERCİHLER SİZE AİT AMA SİZ DIŞ GÜZELLİKDEN ZİYADE İÇ GÜZELLİĞE ÖNEM VERİNİZ. Ateş

DOST DOĞRU SÖYLER, YÜZE SÖYLER, SEVİLMEZ. DÜŞMAN ARKADAN SÖYLER, YÜZE GÜLER. BAŞ TACI EDİLİR. BAŞ TACI OLMAK İÇİNDE OLSA; YÜZE GÜLENLERDEN, ARKADAN KONUŞANLARDAN OLAMAM. Ateş

DEĞER VERDİĞİNİZ İNSANLAR SİZ DEĞER VERDİĞİNİZ İÇİN DEĞERLİDİR. OYSA ONLAR KENDİLERİNİ BİR ŞEY SANIRLAR. SİZ DEĞER VERMEZSENİZ BİR HİÇTİRLER AMA BUNU AKILLARINA BİLE GETİRMEZLER. "ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ GÜZELLİKLERİ ON PARA ETMEZ BİZDEKİ AŞK OLMAZSA" Ateş

KIRK GÜN TAVUK GİBİ YAŞAMAKTANSA BİR GÜN HOROZ GİBİ YAŞARIM. Ateş

BU DÜNYA HERKESE YETER. YETERKİ ADAM GİBİ YAŞAMASINI BİLELİM. Ateş

TOPLUMDA KENDİNİ ŞEREFLİ GÖSTEREN ŞEREFSİZLER DÜNYA DÖNDÜKCE VAR OLACAK VE MİDE BULANDIRACAKLARDIR. Ateş

"HER ASALAK BİR SALAĞIN SIRTINDAN GEÇİNİR" İNSAN OLAN NE SALAK NE DE OLUR ASALAK. Ateş

HIRSIZLIK SADECE PARA ÇALMA İLE OLMAZ. ZAMAN PARADAN YERİNE GÖRE DAHA ÖNEMLİDİR. DAKİKALARI PARA İLE ÖLÇEMEZSİNİZ. GASP EDİLEN DAKİKALARIN HESABINI VEREMEZSİNİZ. MİLLET OLARAK BOŞA HARCANACAK NE VAKTİMİZ NE DE BOŞ ZAMANIMIZ VAR. Ateş

"KENDİM ETTİM KENDİM BULDUM KÜL GİBİ KARARIP SOLDUM EYVAH EYVAH" TÜRKÜSÜNÜ ÇALMAMAK İÇİN SİZE DEĞER VEREN DOSTLARINIZA, SİZİ SEVENLERE KULAK VERİNİZ. Ateş

TREN KALKAR GARDAN, KAÇARSA HABER GELMEZ NAZLI YARDAN. TRENDEKİ BİR GÜN AĞLAR, KAÇIRAN HER GÜN AĞLAR. EN İYİSİ TRENİ KAÇIRMAMAK. Ateş

"ZORLA YENEN AŞ YA KARIN AĞRITIR YADA BAŞ". NE YİYEN NEDE YEDİREN ŞİFA BULUR ARKADAŞ. Ateş

GÜZEL HER ZAMAN GÜZELDİR. ÇİRKİNLİK İSE BENİM İŞİM DEĞİLDİR. Ateş

DOST DOSTUN AYNASI OLMALI. AYNA KADAR DOĞRU OLAMIYORSA DOSTUNUM DİYE GEZMEMELİ. Ateş

OTOBÜS KAÇIYOR DEMİŞTİM DİNLEMEDİN. SON PİŞMANLIK FAYDA ETMEZ DEMİŞTİM TINLAMADIN. NE DEDİMSE İLTİFAT DEĞİL, GERÇEK DİYE, HOŞUNA GİTMEDİ. ANLARSIN BİR GÜN DEDİM, DALGA GEÇTİN. İŞ İŞTEN GEÇTİKDEN SONRA ANLARSIN DA, ONU DA BEN ANLAYAMAM. "GEÇER BORUN PAZARI ANCA GİDERSİN NİĞDE'YE." SÖYLEYECEK BİR SÖZÜN OLAMAZ BU DELİYE. Ateş

SEVDİĞİM BİRİSİ "BENİ SENİN KADAR AŞAĞILAYAN HİÇ KİMSE OLMADI" DEMİŞTİ. BIRAKIN AŞAĞILAMAYI İNCİLTMEK AKLIMIN KÖŞESİNDEN BİLE GEÇMEMİŞTİ. OYSA BU KİŞİ DEĞER VERDİĞİM SEVDİĞİM KİŞİLERİN BAŞINDA GELEN BİRİ. DEMEK Kİ DEV AYNASI OLMAMAK SUÇ OLUYOR. BEN SENİN DÜŞMANIN DEĞİLİM Kİ SENİ OLDUĞUNDAN FARKLI GÖSTEREYİM. BİR GÜN SANA GEREĞİNDEN FAZLA İLTİFAT EDERSEM BİL Kİ O GÜN DÜŞMANIN OLDUĞUM GÜNDÜR. Ateş

"GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR" KATLANIR DA ÖNEMLİ OLAN DİKENE KATLANIP, GÜLE KAVUŞABİLMEK. Ateş

İSTER ARKADAŞINIZ, İSTER SEVGİLİNİZ, İSTER AÇIK İSTER GİZLİ AŞKINIZ, İSTER DOSTUNUZ, İSTER SIRDAŞINIZ, İSTER ANNE BABANIZ, DEĞER VERDİĞİNİZ KİM OLURSA OLSUN GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEYİNİZ. KENDİ DEĞERİNİZDEN KAYBEDERSİNİZ. Ateş

HER YÜZÜNE GÜLENİ, BOLCA İLTİFAT EDENİ DOST BELLEME. DOST, SEVİLMEME RİSKİNE RAĞMEN; DOĞRU NE İSE ONU SÖYLER, KALPTEN SEVER. ASIL DOST KENDİSİNE REVA GÖRMEDİĞİNİ KARŞIDAKİNE REVA GÖRMEYENDİR. Ateş

GERÇEK SÖZLERDEN KAÇANLAR, GÜZEL, SAHTE VE HOŞ SÖZLERE KANANLAR. ASLA ACI GERÇEKLERDEN KAÇAMAZLAR. Ateş

BENİM İÇİN SIFATINIZ NE OLURSA OLSUN. SİZİ KAYBETMEMEK UĞRUNA ASLA YALANA BAŞVURAMAM. SİZLERİ KAZANMAK İÇİN SAHTEKARLIK YAPAMAM. BENİ SEVEN DÜRÜST OLDUĞUM İÇİN SEVSİN SAHTE İLTİFATLAR İÇİN DEĞİL. SAHTE DOSTLAR VE SAHTEKARLIK BENDEN UZAK OLSUN. Ateş

SEVDİKLERİNİZİ YARGILARKEN OLAYLARA KENDİ CEPHENİZDEN BAKMAYINIZ. ALDANIRSINIZ. KARŞIDAKİNİN YERİNE KENDİNİZİ KOYABİLDİĞİNİZ SÜRECE DOĞRU YARGILAMA YAPABİLİRSİNİZ. Ateş

SİZ, SİZ OLUN, OLMAZ ÖYLE ŞEY DEMEYİN. BİR GÜN OLUR, OLUYORMUŞ DEMEK ZORUNDA KALIRSINIZ. ASLA BİRİNİ KINAMAYINIZ. KINADIĞINIZ OLAYIN, BİR GÜN BAŞINIZA GELDİĞİNİ, GÖRMENİZ HİÇ DE UZUN SÜRMEZ. ALLAH ISLAH ETSİN DEYİP GEÇİN. YOKSA, KINADIĞINIZ OLAYLA KENDİNİZ ISLAH EDİLİRSİNİZ. Ateş

"İLTİFAT; YALANIN SÜSLENMİŞ, KILIF GİYDİRİLMİŞ HALİDİR" İLTİFAT ETMEYİ BİLMİYORUM. ÇÜNKÜ YALAN SÖYLEMEYİ BECEREMİYORUM. Ateş

GERÇEKLER DOĞRU VE ACI OLUR. İLTİFATLAR SAHTE VE YALAN. GERÇEKLERDEN KAÇANLAR, İLTİFATLARA SIĞINANLAR, ACI SONDAN KAÇAMAZLAR. KURTULUŞ GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEKDEN, İLTİFATLARDAN UZAK DURMAKDAN GEÇER. Ateş

AŞIRI MAKYAJ GÜZELİ ÇİRKİNLEŞTİRİR ÇİRKİNİ GÜZELLEŞTİRİR. Ateş

DOĞRULAR VE GÜZELLİKLER MALINIZ, ÇİRKİNLİKLER VE KÖTÜLÜKLER ÇÖPÜNÜZ OLSUN. Ateş

SİGARA

OĞUZLAR Mayıs 1994

SİGARA

Ahmet ATEŞ Oğuzlar Gazetesi yazı İşleri Müdürü

İçerken güldürür

Sinsi, sinsi öldürür

İçene kendini kahraman sandırır

Şeytani bir zehri andırır

İnsana kendi kendini yandırır

Sigara içmek suç değil

Bıçak taşımakta suç değil

Fakat bıçak ve tabanca

Bir başkasına zarar verince suç

Peki, sigara bir başkasına zarar verince neden suç sayılmaz? Şimdi sormak gerek aklı ve fikri olan herkese. Hangi insanın bir başka insanı zehirlemeye hakkı var? Sigara içme özgürlüğünü savunan vatandaşlara demezler mi ki içenin içme özgürlüğü varda içmeyenin sigara içmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyenin sigara içene bir zararı yok. Peki sigara içenin içmeyene neden zararı olsun. Bir resmi daire veya aile düşünün aynı odayı on kişi paylaşıyor. Bunun beşi sigara içiyor diğer beşi içmiyor. Beş kişinin sigara içme özgürlüğü varda diğer beş kişinin sigara içmeme, zehirlenmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyen beş kişinin sigara içen beş kişiye zararı yok da, sigara içen beş kişi niye diğer beş kişiyi zehirlesin.

Sigara içenler içmeyenleri zehirleme hakkını kimden ve nereden alıyorlar?

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Birde en çok şundan söz edilir. Yahu sigara içen akciğer kanseri, verem ve diğer hastalıklara yakalanıyor da içmeyen yakalanmıyor mu?

Yakalanıyor: Tabiî ki siz sigara içenlerin sayesinde bir ailede bir kişi sigara içiyorsa diğerlerinin ben sigara içmiyorum demesi gerçek anlamda yalan ve yanlış olur. Sigara içen kişi sadece kendisini zehirlemez evdeki hanımını çocuklarını ve diğer fertlerin hepsini zehirlenmeye mahkum eder, onların yanında sigara içtiği sürece.

Şimdi sorarım size hangi babanın kızını, hangi ananın oğlunu, hangi dedenin torununu,hangi tiryakinin tiryaki olmayanı zehirleme hakkı var?

Medeniyet deyince bazıları çıplaklık sanır, asla. Medeniyet bu ve benzeri durumlarda kendini gösterir. Medeni insan başkalarına ve kendisine saygı duyan insandır. Başkalarının haklarını gasp etmeyen temiz insandır. Hoş görülü insandır. Kendi özgürlüğüne sahip çıktığı kadar başkalarının özgürlüğüne sahip çıkan ona saygı duyan insandır.

Bir düşünür medeniyeti şöyle tarif eder. "Medeni insan karanlık da esnerken sol elinin tersi ile ağzını kapayan insandır" der. Tabiî ki bizde olduğu gibi esnerken küçük dilini karşısındakine gösteren değil.

"Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az"

Kimsenin kimseyi zehirlemeyeceği, kişilerin birbirlerine saygılı olacağı,toplum menfaatlerinin ön plana çıkacağı bencilliğin arka planda kalacağı, hoş görülü medeni toplumlara doğru.

Saygı ve sevgilerimle bir sonraki sayıda buluşmak üzere.

Sevgili okurlar Makalenin yayın tarihine bakarsanız bu günkü sigara ile ilgili kanun konusunun alt yapısını görürsünüz o tarihlerde bu yazıyı kaleme almak yürek, bilek ve cesaret isterdi. İlk sigara kanunu bile (Kanun Numarası : 4207 Kabul Tarihi : 7/11/1996 Yayımlandığı R.Gazete: Tarihi:26/11/1996 Sayı: 22829) bu makaleden 2 Yıl 6 Ay sonra çıkmıştır. O gün dile getirdik iki yıl sonra kısmen bugünse tamamına yakını kanuna konmuştur. Eh sağlık olsun 12 yıl sonrada olsa birşeyler değişmiştir. O gün dalga geçenlere duyrulur.

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662
Takvim