• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
ATEŞNET
SİTE HARİTASI
Saat

Osmanlı Padişahlarının Ölüm Sebebleri.

Padişahların Gerçek Ölüm Sebepleri
OSMAN GAZİ
 Doğum: 1258 Ölüm: 1326 Tahta çıktığı tarih:1281 Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Gazi 1326′da kalp yetmezliğinden öldü.
ORHAN GAZİ
 2. Osmanlı padişahı Doğum: 1281 Ölüm: Mart 1362 Tahta çıktığı tarih: 1326 82 yaşındayken felç yüzünden 1362′de öldü.
I. MURAD
 3. Osmanlı padişahı Doğum: 29 Haziran 1326 Ölüm: 28 Haziran 1389 Tahta çıktığı tarih: 1362 Harp sahasında şehit olan tek Osmanlı padişahıdır. 15 Haziran 1389′da Sırplar’ın büyük bir bozguna uğratıldığı Birinci Kosova Savaşı’nın sonunda, Sırp Kralı Lazar’ın damadı Miloş Obroneviç padişahın huzuruna çıkdığı sırada göğsünde sakladığı hançeri Birinci Murad’a saplayarak sultanı şehit etti.
YILDIRIM BAYEZİD
 4. Osmanlı padişahı Doğum: 1360 Ölüm: 8 Mart 1403 Tahta çıktığı tarih: 1389 Esareti çekemeyen Yıldırım Bayezid’in yedi ay sonra kederinden ileri gelen değişik hastalıklardan dolayı öldüğü kayıtlara geçer (1403). Ölüm sebebi olarak zehirlenme ve intihardan da bahsedilmektedir. Fakat intihar olasılığı çok düşüktür. Timur Han ölüm haberini alınca: “Yazık oldu, büyük bir mücahidi kaybettik” demekten kendini alamamıştır.
ÇELEBİ MEHMED
5. Osmanlı Padişahı Doğum: 1382 Ölüm: 26 Mayıs 1421 Tahta çıktığı tarih: 1413 Sultan Mehmed Çelebi 26 Mayıs 1421′de Edirne’de bir sürek avı sırasında at sırtında felç oldu, düştü ve yaralandı. Ölüm döşeğinde Veziriazam Amasyalı Beyazıd Paşa ve vezirleri İvaz Paşa ve Çandarlı İbrahim Paşa’yi çağırıp “Tez oğlum Murat’i getirin. Ben bu döşekten kalkamam. Murat gelmeden ölürsem fitne çıkar. Tedarik görün, ölümümü gizleyin.” vasiyetinde bulundu. En çok Selanik’te bulunan Düzmece Mustafa’dan çekinilerek, Amasya’da vali olan Murat’in Bursa’ya ulaşmasına kadar 42 gün ölüm haberi gizlendi. Osmanlı Padişahları arasında ölümü gizlenen ilk padişah o oldu. Durumundan kuşkuya düşen ve ayaklanmaları güçlükle önlenen askerleri yatıştırmak için askere geçit yaptırılıp, bu sırada mumyalanmış cesedine kaftan giydirilip, başına sarık konulup pencere önüne oturtulduğu kollarının oynatıldığı rivayet edilir. II. Murat Bursa’ya gelip tahta çıkmasından sonra cenazesi Edirne’den Bursa’ya götürülerek Yeşil Türbe’ye defnedildi.
II. MURAD
6.Osmanlı padişahı Doğum: Haziran 1404 Ölüm: 3 Şubat 1451 Tahta çıktığı tarih: 1423 Şiddetli bir baş ağrısı sebebiyle yatağa düştü ve üç gün sonra 3 Şubat 1451′de öldü. Ölüm sebebi beyin kanaması veya beyindeki bir tümördür.
FATİH SULTAN MEHMET
7. Osmanlı padişahı Doğum: 30 Mart 1432 Ölüm: 3 Mayıs 1481 Tahta çıktığı tarih: 1444 ve 1446 Osmanlı tarihinin en gizemli ölümü Fatih Sultan Mehmet’inkidir. Fatih Sultan Mehmet, Mayıs 1481′de Mısır Memlük Devleti üzerine sefere çıktı. Gebze yakınlarında hastalanınca Başhekimi Lari müdahale etti, ancak sultanı tedavi edemeyince eski Başhekim Yakup Paşa, Sultanı iyileştirmekle görevlendirildi. Yakup Paşa, bazı ilaçlar vererek padişahın sancısını azaltmak istedi fakat ilaçların bir faydası olmadı. Fatih kısa bir komadan sonra 31 Mayıs 1481′de Gebze’de Hünkar Çayırı (Tekfur Çayırı)’nda öldü. Fatih Dönemi uzmanı Franz Babinger, sultanın zehirlenerek öldürüldüğünü iddia etti. Bu görüş ilim çevrelerinde günümüze kadar süren tartışmalara sebep oldu. Şehabedin Tekindağ ve başka bilim adamları da sultanın ölümünün eceliyle olduğu, zehirlenmediğini savundular. Bütün araştırmalara rağmen Fatih’in ölümündeki sır çözülemedi.
II. BAYEZİD
8. Osmanlı padişahıdır. Doğum: 3 Aralık 1447 Ölüm: 26 Mayıs 1512 Fatih’in oğlu İkinci Bayezid, Nisan 1512′de askerin isyanı sonucunda oğlu Yavuz Sultan Selim lehine tahttan çekildikten sonra ömrünün kalanının geçireceği Dimetoka’ya doğru yola çıktı, ancak buraya varamadan 21 Mayıs 1512′de yolda öldü. Muhtemelen Yavuz, ileride bir taht kavgasını çıkmasını önlemek için babasını zehirlemişti.
YAVUZ SULTAN SELİM
9. Osmanlı padişahı Doğum: 10 Ekim 1470 Ölüm: 21-22 Eylül 1520 Tahta çıktığı tarih: 1512 21 Eylül 1520′yi 22 Eylül’e bağlayan gece kanserden vefat etti.
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN
10. Osmanlı padişahı Doğum: 27 Nisan 1495 Ölüm: 6 Eylül 1566 Tahta çıktığı tarih: 1520 1566′da Sigetvar Kuşatmasının son günü 6/7 Eylül gecesi beyin kanamasından öldü.
II. SELİM
11. Osmanlı padişah Doğum: 28 Mayıs 1524 Ölüm:15 Aralık 1574 1574′te göğüs boşluğunda meydana gelen kanama yüzünden öldü. İddialara göre bir hamamda düşüp, yaralanmıştı.
III. MURAD
12. Osmanlı padişahı Doğum: 4 Temmuz 1546 Ölüm: 16 Ocak 1595 Tahta çıktığı tarih: 1574 17 Ocak 1595′te prostat kanserinden öldü.
     III. MEHMED
13. Osmanlı padişahı Doğum: 26 Mayıs 1566 Ölüm: 21 Aralık 1603 Tahta çıktığı tarih: 1595 Bir gün saraya dönerken yolda karşılaştığı bir meczub, “56 gün sonra gelecek kazadan kurtulamazsın. Gafil olma padişahım” demişti. Bu olay Üçüncü Mehmed’i derinden etkilemişti. Padişah yemeden, içmeden kesildi ve 22 Aralık 1603′te kalp krizi geçirerek öldü.
1.AHMED
14. Osmanlı padişahı Doğum: 18 Nisan 1590 Ölüm: 22 Kasım 1615 Sultan I. Ahmet yakalandığı tifüs hastalığından kurtulamayarak 21 Kasım'ı 22 Kasım'a bağlayan gece 1617 yılında 27 yaşında vefat etti ve Sultanahmet Camii yanındaki türbesine defnedildi. 
I. MUSTAFA
15. Osmanlı padişahı Doğum: 1592 Ölüm: 20 Ocak 1639 Tahta çıktığı tarih: 1617 Osmanlı tarihinde tek “Deli” padişah olan Sultan Mustafa 1623′te tahttan indirildikten sonra 20 Ocak 1639′da bir sara nöbeti sırasında öldü.
II. OSMAN
16. Osmanlı padişahı Doğum: 3 Kasım 1604 Ölüm: 20 Mayıs 1622 Tahta çıktığı tarih: 1618 Osmanlı tarihinde bir isyan sonucu öldürtülen ilk padişah İkinci Osman’dır. İkinci Osman, çevresindekilerin yanlış yönlendirmesi ve kendisinin de gençliğin verdiği tecrübesizlikle askerin isyanına sebep oldu. Sadrazam Davud Paşa ve yanındakiler Yedikule’de genç padişahın bir kementle yakalayıp, boğdular.
IV. MURAD
17. Osmanlı padişahı Doğum: 27 Temmuz 1612 Ölüm: 8 Şubat 1640 Tahta çıktığı tarih: 1623 Ölüm nedeni üzerine iki ayrı iddia vardır. Batılı kaynaklar sirozdan, Osmanlı kaynakları ise damla hastalığından öldüğünü iddia ederler. 8 Şubat 1640 gecesi öldü.
SULTAN İBRAHİM
18. Osmanlı padişahı Doğum: 5 Kasım 1616 Ölüm: 18 Ağustos 1648 Tahta çıktığı tarih: 8 Şubat 1640 Öldürülen bir diğer osmanlı padişahı Sultan İbrahim’dir. Sultan İbrahim, 7 Ağustos 1648′de tahtan indirilip, yerine küçük yaştaki oğlu Mehmet geçirilmiştir. Ancak tahtan indirilen padişah kapatıldığı yerde 10 gün kalabildi. Feryatları bütün saray halkını etkiliyordu. Sultan İbrahim’i yeniden tahta çıkarmak isteyenlerin sayısı artınca, Kösem Sultan ve devlet ileri gelenleri sultanı 18 Ağustos 1648′te boğdurttular.
IV. MEHMED
19. Osmanlı sultanı Doğum: 2 Ocak 1642 Ölüm: 6 Ocak 1693 Tahta çıktığı tarih: 1648 1687′de tahttan indirildikten sonra dört yıl hapis hayatı yaşadı. Yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu 6 Ocak 1693′te öldü.
II. SÜLEYMAN
20. Osmanlı padişahı Doğum: 15 Nisan 1642 Ölüm: 22 Haziran 1691 Tahta çıktığı tarih: 1687 40 yıl sarayda hapis hayatı yaşadıktan sonra 1691′de tahta çıktı. Viyana’daki bozgun yıllarında sıkıntılı geçen dört yıllık bir padişahlığın ardından, 6 Şubat 1695′te böbrek yetmezliğinden öldü.
II.AHMED
21. Osmanlı padişahı Doğum: 25 Şubat 1643 Ölüm: 6 Şubat 1695 Sultan II. Ahmet Han Sakız'ın fetih haberini alamadan elli iki yaşında Edirne'de hayata gözlerini yumdu.
II. MUSTAFA
22. Osmanlı padişahı Doğum: 6 Şubat 1664 Ölüm: 29 Aralık 1703 Tahta çıktığı tarih: 1695 1703′te bir isyan sonucu tahttan indirildi, bu olayın üzüntüsünü üzerinden atamadan 29 Aralık 1703′te prostat kanserinden öldü.
III. AHMED
23. Osmanlı padişahı Doğum: 30 Aralık 1673 Ölüm: 1 Temmuz 1736 Tahta çıktığı tarih: 1703 Eğlenceleriyle meşhur Lale Dönemi’nin padişahı olan Üçüncü Ahmed, 1730′da Patrona Halil isyanı sonucu tahttan indirildi. Yıllarca Topkapı Sarayı’nda hapis hayatı yaşadıktan sonra, şeker hastalığının vücudunda meydana getirdiği tahribatın sonucunda 24 Haziran 1736′da öldü.
I. MAHMUD
24.Osmanlı padişahı Doğum: 2 Ağustos 1696 Ölüm: 13 Aralık 1754 Tahta çıktığı tarih: 1730 21 Yıl padişahlık yaptıktan sonra, 13 Aralık 1754′te bir cuma namazı çıkışı, saraya dönerken attan düşüp, beyin kanaması geçirip öldü.
III.OSMAN
25. Osmanlı padişahı Doğum: 02 Ocak 1699 Ölüm: 30 Ekim 1757 30 Ekim 1756 tarihinde şirpençeden veya dolayı vefat etmiş ve Yeni Cami Turhan Valide Sultan türbesine defnedilmiştir.
     III. MUSTAFA
26. Osmanlı padişahı Doğum: 28 Ocak 1717 Ölüm: 21 Ocak 1774 Saltanatının son dönemine 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı hâkim oldu. III. Mustafa ordusunun zayıflığını bilmekle beraber II. Katerina döneminde Rusya'nın Lehistan'a yaptığı müdaheleler yüzünden Rusya'ya karşı savaş ilan etti. Savaş sırasında Baltık Denizi'nden yola çıkan Rus Donanması Çeşme'de Osmanlı donanmasını yaktı. III. Mustafa savaşı bitirmek için girişimlerde bulundu ancak başarılı olamadı. Savaş sürerken öldü. Laleli de kendi yaptırdığı Laleli Külliyesi nin içindeki III. Mustafa Türbesi'nde yatmaktadır.
I. ABDÜLHAMİD
27. Osmanlı padişahı Doğum: 20 Mart 1725 Ölüm: 7 Nisan 1789 Tahta çıktığı tarih: 1774 1787-1791 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Anapa Kalesi’nin Rusların eline geçtiği haberi üzerine beyin kanaması geçirdi ve bir süre sonra 7 Nisan 1789′da öldü.
III. SELİM
28. Osmanlı padişahı Doğum: 24 Aralık 1761 Ölüm: 28 Temmuz 1808 Tahta çıktığı tarih: 7 Nisan 1789 Osmanlı tarihinde adı yeniliklerle anılan Sultan Üçüncü Selim, Kabakçı İsyanı’yla Mayıs 1807′de tahtan indirilip, yerine Dördüncü Mustafa geçirilmişti. Saray’da hapsedilen padişahı tekrar tahta çıkarmak için Nizam-ı Cedit taraftarları Rusçuk’ta örgütlendiler. Alemdar Mustafa Paşa, bir orduyla İstanbul’a gelerek, Sultan Selim’i tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etti. Ancak tedbirli davranmadığı için Dördüncü Mustafa taraftarları 28 Temmuz 1808′de Üçüncü Selim’i öldürdüler.
IV. MUSTAFA
29. Osmanlı padişahı Doğum:8 Eylül 1779 Ölüm: 17 Kasım 1808 Tahta çıktığı tarih: 29 Mayıs 1807 Üçüncü Selim’i öldürten Dördüncü Mustafa’da aynı akıbete uğradı. Askerlerin Dördüncü Mustafa’yı tekrar tahta çıkarmaya teşebbüs etmesi üzerine tahtını emniyete almak isteyen İkinci Mahmud onu 17 Kasım 1808′de boğdurttu…
II. MAHMUD
30. Osmanlı padişahı Doğum: 20 Temmuz 1785 Ölüm: 2 Temmuz 1839 Tahta çıktığı tarih: 1808 II. Mahmut yakalandığı verem hastalığından kurtulamayarak, 1 Temmuz 1839 günü dinlenmek için gittiği kardeşi Esma Sultan’ın Çamlıca’daki köşkünde, 54 yaşında vefat etti.
SULTAN ABDÜLMECİD
31. Osmanlı padişahı Doğum: 25 Nisan 1823 Ölüm: 25 Haziran 1861 Tahta çıktığı tarih: 1839 Tanzimat Dönemini başlatan sultan 25 Haziran 1861′de babası İkinci Mahmud gibi veremden öldü.
SULTAN ABDÜLAZİZ
32. Osmanlı padişahı Doğum: 8 Şubat 1830 Ölüm: 4 Haziran 1876 Tahta çıktığı tarih: 1861 1861 ile 1876 yılları arasında Osmanlı tahtında bulunan Sultan Abdülaziz de Fatih’ten sonra ölümü en fazla tartışılan padişahtır. Tahttan indirildikten birkaç gün sonra 4 Haziran 1876′da Feriye Sarayı’nda bilekleri kesilmiş bir halde bulunan padişahın tahttan indrilmenin üzüntüsü ile intihar ettiği söylenir. Ancak öldürülmüş olma ihtimali daha kuvvetlidir.
V. MURAD
33. Osmanlı padişahı Doğum: 21 Eylül 1840 Ölüm: 29 Ağustos 1904 Tahta çıktığı tarih: 1876 Tahtta en kısa süre duran Osmanlı padişahıdır. Müzmin şeker hastası idi. Bu hastalığın vücudunda meydana getirdiği tahribatın neticesinde 29 Ağustos 1904′te öldü.
II. ABDÜLHAMİD
34. Osmanlı padişahı Doğum: 21 Eylül 1842 Ölüm: 10 Şubat 1918 Tahta çıktığı: 1876 Fransızların “Kızıl Sultan” diye karalamaya çalıştıkları Ulu Hakan İkinci Abdülhamid, 10 Şubat 1918′de Beylerbeyi Sarayı’nda 76 yaşındayken yakalandığı zatürrenin ilerlemesi sonucu veremden öldü.
V. MEHMED REŞAD
35. Osmanlı padişahı Doğum: 2 Kasım 1844 Ölüm: 3 Temmuz 1918 Tahta çıktığı tarih: 1909 Müzmin şeker hastası idi şekerin vücudunda yaptığı tahribat sonucunda 3 Temmuz 1918′de öldü.
VI. MEHMED VAHİDEDDİN
36. ve son Osmanlı padişahı Doğum: 2 Şubat 1861 Ölüm: 15 Mayıs 1926 Tahta çıktığı tarih: 1918 Son Osmanlı padişahı olan Vahdettin San-Remo’da 16 Mayıs 1926′da kalp krizinden öldü.

Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam173
Toplam Ziyaret1261471
Hava Durumu
Anlık
Yarın
13° 4°

ATEŞ’TEN SÖZLER

AHMET ATEŞ (KENDİSİNE LAYIK GÖRMEDİĞİNİ DOSTLARINADA LAYIK GÖRMEYEN ...). İSTER KULAK VERİN İSTER VERMEYİN. İSTERSENİZ AHMET ATEŞ DE KİM OLUYOR DEYİN. DOĞRU YOLU GÖSTERMEK BİZDEN YÜRÜYÜP YÜRÜMEMEK SİZDEN. Ateş

BU MİLLET ŞUNU İYİ BİLSİN Kİ; TAŞLANMAMAK İÇİN DE OLSA, ASLA MEYVESİZ AĞAÇ OLMAYACAĞIM. Ateş

ATEŞ' İ SEVMEYEBİLİRSİNİZ, SEVMEK ZORUNDA DA DEĞİLSİNİZ. UNUTMAYINIZ Kİ DÜŞMANINIZDAN BİLE ÖĞRENECEĞİNİZ ÇOK BİLGİ VARDIR. Ateş

İNSANIN KENDİ KENDİNE YAPTIĞI KÖTÜLÜĞÜ, BÜTÜN DÜŞMANLARI BİR ARAYA GELSE YAPAMAZ. Ateş

ATEŞ, DÜNKÜ ATEŞ DEĞİL. YARINDA, BUGÜNKÜ ATEŞ OLMAYACAK. Ateş

DEĞİL DOKUZ KÖYDEN KOVULMAK; ONDOKUZ KÖYDEN DE KOVULSAM, DOĞRUYU SÖYLEMEKDEN, DOĞRU OLANI SAVUNMAKDAN VAZGEÇEMEM. Ateş

İNSANLARI GÖRÜNÜŞLERİ İLE YARGILAMAYINIZ, ÇOĞUNLUKLA ALDANIRSINIZ. GÖRÜNÜŞLER İNSANLARI GENELDE ALDATIR. YAKINDAN TANIMADIĞINIZ İNSANLAR HAKKINDA İYİ VEYA KÖTÜ DİYE HÜKÜM VERMEYİNİZ. GÜN GELİR İYİ DEDİĞİNİZ İNSANLAR KÖTÜ, KÖTÜ DEDİĞİNİZ İNSANLAR ÇOK İYİ ÇIKABİLİR. TERCİHLER SİZE AİT AMA SİZ DIŞ GÜZELLİKDEN ZİYADE İÇ GÜZELLİĞE ÖNEM VERİNİZ. Ateş

DOST DOĞRU SÖYLER, YÜZE SÖYLER, SEVİLMEZ. DÜŞMAN ARKADAN SÖYLER, YÜZE GÜLER. BAŞ TACI EDİLİR. BAŞ TACI OLMAK İÇİNDE OLSA; YÜZE GÜLENLERDEN, ARKADAN KONUŞANLARDAN OLAMAM. Ateş

DEĞER VERDİĞİNİZ İNSANLAR SİZ DEĞER VERDİĞİNİZ İÇİN DEĞERLİDİR. OYSA ONLAR KENDİLERİNİ BİR ŞEY SANIRLAR. SİZ DEĞER VERMEZSENİZ BİR HİÇTİRLER AMA BUNU AKILLARINA BİLE GETİRMEZLER. "ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ GÜZELLİKLERİ ON PARA ETMEZ BİZDEKİ AŞK OLMAZSA" Ateş

KIRK GÜN TAVUK GİBİ YAŞAMAKTANSA BİR GÜN HOROZ GİBİ YAŞARIM. Ateş

BU DÜNYA HERKESE YETER. YETERKİ ADAM GİBİ YAŞAMASINI BİLELİM. Ateş

TOPLUMDA KENDİNİ ŞEREFLİ GÖSTEREN ŞEREFSİZLER DÜNYA DÖNDÜKCE VAR OLACAK VE MİDE BULANDIRACAKLARDIR. Ateş

"HER ASALAK BİR SALAĞIN SIRTINDAN GEÇİNİR" İNSAN OLAN NE SALAK NE DE OLUR ASALAK. Ateş

HIRSIZLIK SADECE PARA ÇALMA İLE OLMAZ. ZAMAN PARADAN YERİNE GÖRE DAHA ÖNEMLİDİR. DAKİKALARI PARA İLE ÖLÇEMEZSİNİZ. GASP EDİLEN DAKİKALARIN HESABINI VEREMEZSİNİZ. MİLLET OLARAK BOŞA HARCANACAK NE VAKTİMİZ NE DE BOŞ ZAMANIMIZ VAR. Ateş

"KENDİM ETTİM KENDİM BULDUM KÜL GİBİ KARARIP SOLDUM EYVAH EYVAH" TÜRKÜSÜNÜ ÇALMAMAK İÇİN SİZE DEĞER VEREN DOSTLARINIZA, SİZİ SEVENLERE KULAK VERİNİZ. Ateş

TREN KALKAR GARDAN, KAÇARSA HABER GELMEZ NAZLI YARDAN. TRENDEKİ BİR GÜN AĞLAR, KAÇIRAN HER GÜN AĞLAR. EN İYİSİ TRENİ KAÇIRMAMAK. Ateş

"ZORLA YENEN AŞ YA KARIN AĞRITIR YADA BAŞ". NE YİYEN NEDE YEDİREN ŞİFA BULUR ARKADAŞ. Ateş

GÜZEL HER ZAMAN GÜZELDİR. ÇİRKİNLİK İSE BENİM İŞİM DEĞİLDİR. Ateş

DOST DOSTUN AYNASI OLMALI. AYNA KADAR DOĞRU OLAMIYORSA DOSTUNUM DİYE GEZMEMELİ. Ateş

OTOBÜS KAÇIYOR DEMİŞTİM DİNLEMEDİN. SON PİŞMANLIK FAYDA ETMEZ DEMİŞTİM TINLAMADIN. NE DEDİMSE İLTİFAT DEĞİL, GERÇEK DİYE, HOŞUNA GİTMEDİ. ANLARSIN BİR GÜN DEDİM, DALGA GEÇTİN. İŞ İŞTEN GEÇTİKDEN SONRA ANLARSIN DA, ONU DA BEN ANLAYAMAM. "GEÇER BORUN PAZARI ANCA GİDERSİN NİĞDE'YE." SÖYLEYECEK BİR SÖZÜN OLAMAZ BU DELİYE. Ateş

SEVDİĞİM BİRİSİ "BENİ SENİN KADAR AŞAĞILAYAN HİÇ KİMSE OLMADI" DEMİŞTİ. BIRAKIN AŞAĞILAMAYI İNCİLTMEK AKLIMIN KÖŞESİNDEN BİLE GEÇMEMİŞTİ. OYSA BU KİŞİ DEĞER VERDİĞİM SEVDİĞİM KİŞİLERİN BAŞINDA GELEN BİRİ. DEMEK Kİ DEV AYNASI OLMAMAK SUÇ OLUYOR. BEN SENİN DÜŞMANIN DEĞİLİM Kİ SENİ OLDUĞUNDAN FARKLI GÖSTEREYİM. BİR GÜN SANA GEREĞİNDEN FAZLA İLTİFAT EDERSEM BİL Kİ O GÜN DÜŞMANIN OLDUĞUM GÜNDÜR. Ateş

"GÜLÜ SEVEN DİKENİNE KATLANIR" KATLANIR DA ÖNEMLİ OLAN DİKENE KATLANIP, GÜLE KAVUŞABİLMEK. Ateş

İSTER ARKADAŞINIZ, İSTER SEVGİLİNİZ, İSTER AÇIK İSTER GİZLİ AŞKINIZ, İSTER DOSTUNUZ, İSTER SIRDAŞINIZ, İSTER ANNE BABANIZ, DEĞER VERDİĞİNİZ KİM OLURSA OLSUN GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEYİNİZ. KENDİ DEĞERİNİZDEN KAYBEDERSİNİZ. Ateş

HER YÜZÜNE GÜLENİ, BOLCA İLTİFAT EDENİ DOST BELLEME. DOST, SEVİLMEME RİSKİNE RAĞMEN; DOĞRU NE İSE ONU SÖYLER, KALPTEN SEVER. ASIL DOST KENDİSİNE REVA GÖRMEDİĞİNİ KARŞIDAKİNE REVA GÖRMEYENDİR. Ateş

GERÇEK SÖZLERDEN KAÇANLAR, GÜZEL, SAHTE VE HOŞ SÖZLERE KANANLAR. ASLA ACI GERÇEKLERDEN KAÇAMAZLAR. Ateş

BENİM İÇİN SIFATINIZ NE OLURSA OLSUN. SİZİ KAYBETMEMEK UĞRUNA ASLA YALANA BAŞVURAMAM. SİZLERİ KAZANMAK İÇİN SAHTEKARLIK YAPAMAM. BENİ SEVEN DÜRÜST OLDUĞUM İÇİN SEVSİN SAHTE İLTİFATLAR İÇİN DEĞİL. SAHTE DOSTLAR VE SAHTEKARLIK BENDEN UZAK OLSUN. Ateş

SEVDİKLERİNİZİ YARGILARKEN OLAYLARA KENDİ CEPHENİZDEN BAKMAYINIZ. ALDANIRSINIZ. KARŞIDAKİNİN YERİNE KENDİNİZİ KOYABİLDİĞİNİZ SÜRECE DOĞRU YARGILAMA YAPABİLİRSİNİZ. Ateş

SİZ, SİZ OLUN, OLMAZ ÖYLE ŞEY DEMEYİN. BİR GÜN OLUR, OLUYORMUŞ DEMEK ZORUNDA KALIRSINIZ. ASLA BİRİNİ KINAMAYINIZ. KINADIĞINIZ OLAYIN, BİR GÜN BAŞINIZA GELDİĞİNİ, GÖRMENİZ HİÇ DE UZUN SÜRMEZ. ALLAH ISLAH ETSİN DEYİP GEÇİN. YOKSA, KINADIĞINIZ OLAYLA KENDİNİZ ISLAH EDİLİRSİNİZ. Ateş

"İLTİFAT; YALANIN SÜSLENMİŞ, KILIF GİYDİRİLMİŞ HALİDİR" İLTİFAT ETMEYİ BİLMİYORUM. ÇÜNKÜ YALAN SÖYLEMEYİ BECEREMİYORUM. Ateş

GERÇEKLER DOĞRU VE ACI OLUR. İLTİFATLAR SAHTE VE YALAN. GERÇEKLERDEN KAÇANLAR, İLTİFATLARA SIĞINANLAR, ACI SONDAN KAÇAMAZLAR. KURTULUŞ GERÇEKLERLE YÜZLEŞMEKDEN, İLTİFATLARDAN UZAK DURMAKDAN GEÇER. Ateş

AŞIRI MAKYAJ GÜZELİ ÇİRKİNLEŞTİRİR ÇİRKİNİ GÜZELLEŞTİRİR. Ateş

DOĞRULAR VE GÜZELLİKLER MALINIZ, ÇİRKİNLİKLER VE KÖTÜLÜKLER ÇÖPÜNÜZ OLSUN. Ateş

SİGARA

OĞUZLAR Mayıs 1994

SİGARA

Ahmet ATEŞ Oğuzlar Gazetesi yazı İşleri Müdürü

İçerken güldürür

Sinsi, sinsi öldürür

İçene kendini kahraman sandırır

Şeytani bir zehri andırır

İnsana kendi kendini yandırır

Sigara içmek suç değil

Bıçak taşımakta suç değil

Fakat bıçak ve tabanca

Bir başkasına zarar verince suç

Peki, sigara bir başkasına zarar verince neden suç sayılmaz? Şimdi sormak gerek aklı ve fikri olan herkese. Hangi insanın bir başka insanı zehirlemeye hakkı var? Sigara içme özgürlüğünü savunan vatandaşlara demezler mi ki içenin içme özgürlüğü varda içmeyenin sigara içmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyenin sigara içene bir zararı yok. Peki sigara içenin içmeyene neden zararı olsun. Bir resmi daire veya aile düşünün aynı odayı on kişi paylaşıyor. Bunun beşi sigara içiyor diğer beşi içmiyor. Beş kişinin sigara içme özgürlüğü varda diğer beş kişinin sigara içmeme, zehirlenmeme özgürlüğü yok mu? Sigara içmeyen beş kişinin sigara içen beş kişiye zararı yok da, sigara içen beş kişi niye diğer beş kişiyi zehirlesin.

Sigara içenler içmeyenleri zehirleme hakkını kimden ve nereden alıyorlar?

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Anti parantez kimse özgürlükten bahsetmesin özgürlüklerde sınırsız değil sınırlıdır. Çünkü bir kişinin özgürlüğünün başladığı yerde diğer bir kişinin özgürlüğü biter. Bitmiyorsa tecavüz olur. Suç teşekkül eder, cezayı gerektirir.

Birde en çok şundan söz edilir. Yahu sigara içen akciğer kanseri, verem ve diğer hastalıklara yakalanıyor da içmeyen yakalanmıyor mu?

Yakalanıyor: Tabiî ki siz sigara içenlerin sayesinde bir ailede bir kişi sigara içiyorsa diğerlerinin ben sigara içmiyorum demesi gerçek anlamda yalan ve yanlış olur. Sigara içen kişi sadece kendisini zehirlemez evdeki hanımını çocuklarını ve diğer fertlerin hepsini zehirlenmeye mahkum eder, onların yanında sigara içtiği sürece.

Şimdi sorarım size hangi babanın kızını, hangi ananın oğlunu, hangi dedenin torununu,hangi tiryakinin tiryaki olmayanı zehirleme hakkı var?

Medeniyet deyince bazıları çıplaklık sanır, asla. Medeniyet bu ve benzeri durumlarda kendini gösterir. Medeni insan başkalarına ve kendisine saygı duyan insandır. Başkalarının haklarını gasp etmeyen temiz insandır. Hoş görülü insandır. Kendi özgürlüğüne sahip çıktığı kadar başkalarının özgürlüğüne sahip çıkan ona saygı duyan insandır.

Bir düşünür medeniyeti şöyle tarif eder. "Medeni insan karanlık da esnerken sol elinin tersi ile ağzını kapayan insandır" der. Tabiî ki bizde olduğu gibi esnerken küçük dilini karşısındakine gösteren değil.

"Anlayana sivri sinek saz, anlamayana davul zurna az"

Kimsenin kimseyi zehirlemeyeceği, kişilerin birbirlerine saygılı olacağı,toplum menfaatlerinin ön plana çıkacağı bencilliğin arka planda kalacağı, hoş görülü medeni toplumlara doğru.

Saygı ve sevgilerimle bir sonraki sayıda buluşmak üzere.

Sevgili okurlar Makalenin yayın tarihine bakarsanız bu günkü sigara ile ilgili kanun konusunun alt yapısını görürsünüz o tarihlerde bu yazıyı kaleme almak yürek, bilek ve cesaret isterdi. İlk sigara kanunu bile (Kanun Numarası : 4207 Kabul Tarihi : 7/11/1996 Yayımlandığı R.Gazete: Tarihi:26/11/1996 Sayı: 22829) bu makaleden 2 Yıl 6 Ay sonra çıkmıştır. O gün dile getirdik iki yıl sonra kısmen bugünse tamamına yakını kanuna konmuştur. Eh sağlık olsun 12 yıl sonrada olsa birşeyler değişmiştir. O gün dalga geçenlere duyrulur.

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.85643.8718
Euro4.54804.5662
Takvim